Gönderi

Puan vermedi·252 syf.··
2026 1. kitabı
KİTAP HAKKINDA Merhaba kitapsever arkadaşlar Hepimizin hayatında bir dönüm noktası vardır, olmuştur. Bir düşünün bakalım sizin hayatınızın, "işte dönüm noktam bu" dediğiniz an hangisi? Belki gününü, belki saatini, belki de yılını hiç unutmuyorsunuzdur.Peki ya en unutulmaz yeni yılınız hangisiydi?Neden unutulmazdı? Kimi için yeni bir yıl, yeni evlat demekti, kimine göre evlatsız gireceği bir yıl daha... Kimine göre yepyeni umutlar beslediği koskoca bir seneyken,kimine göre enkazlar altında kaybını aramak... Kimi için iki kadeh rakının hatırlattıkları, kimi için hatırlamaya fırsat bulamayıp asla unutamadıkları... Kimi ıssız yerlerde yitip gitti belki yeni yılı göremeden, kimi ise sadece eşikten izledi, gireyim mi girmeyim mi diye düşünürken... İşte kitabımız bu eşikte duranların karşılaştığı, kalemdaşlık yaptığı satırlardan oluşuyor. Biribirinden farklı ancak bir o kadar da birbirinin aynı yirmi altı hikayeyi barındırıyor. Bir çağın kapanıp Dünya'nın Milenyum yılına girmeye hazırlandığı vakitlerde kaleme alınan bu hikayeleri okurken, siz de Milenyum öncesi ve Milenyum sonrası diye değerlendireceksiniz yaşamınızı. Var mısınız bundan yirmi beş yıl öncesine gitmeye? Kim bilir neler vermezdik o yıllara geri dönmek için, belki de neler vermezdik o yılları yaşamamak için. İşte böyle bir yaman çelişki içerisinde, kısacık bahsedeyim kitabımızdan müsaadenizle...Efendim, geçmişin zihinlerde bıraktığı tortulardan doğan hikayeler, kitap haline gelince, bizlere de o yılları unutturmayıp içine alan bir zaman makinesi haline gelmiş. Karanlıkta Umut hikayesiyle, Boyacı, ben ve kuşları , suratsız doktora aldırış etmeden ışığı gördük. Olmayan ve olmayacak denen ışığın peşinde koştum... Ardından, Katil Kim? diye sorup, aynanın bilmecesini çözdüm, arp sesi ile... Bir İhlalin Gölgesinde, Eda ile yeni kurallı oyunları kucakladım... Hem suçlu hem güçlü'yü biliyordum da, hem suçsuz, hem güçsüz ile de tanıştım geri sayım yaptığımız masada... İki çöp midye ile Metin'in midesine dokanacak olan midyelerden,ondan evvel haberdar oldum... Kintsugi gibi bir şey olsa ya hayat derken, can acımla bin yıla değil, bir yıla bile dayanamadığım anlar yaşadım...Muhayyelât:Cite de Pera'da zamanın kıyısında, belirsiz bir gecenin şafağında, umutla ürkekliğin birbirine karıştığı o an'a şahit oldum... D. bu D. ne oluyor derseniz, yılın en son akşamı, Yorgo Efendi'nin meyhanesinde demlendiğim geceden hatıra diyebilirim... Sonra Ne Oldu? Sonra ne mi oldu... Hatırla sevgilim o mesut geceyi şarkısı kulaklarımda kalın bordo perdelerin kapandığını gördüm, Kiraz dudaklı kız ile birlikte... Mumdan yapılmış kadın ile tanıştım ardından. Karanfillerin kokmadığı bir zaman diliminde... Hamam Böceği ile uzun uzun bakıştık, gözlerimiz birbirinin gözlerinde... Bir yolculuğa çıktım ardından, dinlendiren, mutlu eden, çözümleri bulduran bir yolculuğa... Kıyamet_i alamet dolu yeni yıllara girdim sırtımdaki buzz gibi terle... Umut Çiçekleri demetledim ardından. 'Elbet açacak ümitlerimiz yeniden' diyerek...Ruhsuz Abiye ile, şarapları Seda için içtim yeni bir aşka yelken açana dek,yudum yudum, acele etmeden... Kırık Yüzeyler de, kağıda yazılacak tek dileğim olsa, ne olurdu diye düşündüm... Elvira'nın Distopyasında, Elvira'nın hikayesini hem yazdım, hem okudum bir kedi koşarak önümden geçerken... Gülün Altı'nda, Madam Rosa'nın cenazesine katıldım.Kesedekini iyi değerlendirerek... Bin yıla veda ederken, bir kızın kucağındaki boşluğu okşadım. Tivali'yi... Maziye bir bakıverirken, 99 yılına gidip patlamış mısır yedim her yer sis içerisindeyken... Çemberler de, rakılarına eşlik edemesemde,neşelerine eşlik ettim, mekanda bize ayrılan özel masada... Zaman çatlağı, zamanın bir kez daha yanlış tuşa bastığını gösterdi bana... Dünya kapandı sonra, tam da gece yarısı, Dünya'nın kapandığını izledim. Öldüm. Kimse duymadı... Beyaz güvercin uçup geldi. Yalnızlığını yüklenmiş bir kalbin müziğini dinledim. İstiklal Caddesinde... Uzaklar çok uzak değil derken, milenyum süprizlerini bekledim yol boyu. Uzakların yakın olması için... Papaz mezarına yolum düştü, mutluluğun kokusunu duydum. Aradığımız pür mutluluğun, çok basit tınılarda gizli olduğunu anladım... İşte böyle dostlar. Yirmi altı hikayede, yirmi altı ben ile tanıştım. Milenyum , makronyum değildi mühim olan bunu öğrendim. Mühim olan hayatın tadını çıkarmaktı. Mühim olan yaşadığın hiçbir şeyi unutmamak, iyiden keyif, kötüden ders almaktı. Ve mühim olan eşikte durup izlemek değil, eşikden atlayıp, hayatın her karesinde var olmak ve bunları kaleme almaktı. Çok sevdim kitabı. Her bir kalemdaşa yürekten sevgiler. Emeği geçen herkese teşekkürler Bir sonraki hikâyelerde sizlerle aynı kitapta buluşmak ümidiyle... Bundan sonraki tüm kadehler "_size" Çünkü hala anlatacak, çok hikayemiz var. Var olun LÜTFEN SEVDİKLERİNİZE KİTAP HEDİYE EDİN Selam, sevgi ve illa ki dua ile... Zehra Gaylan Yüksekkaya @okuyananne__zehra_36_09 instagram hesabım
EşikKolektif · Banliyö Kitap · 202521 okunma
·
94 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.