Puan vermedi·376 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 14:54
Suda Ölüm ~ Kenzaburo Oe Merhaba sevgili kitapseverler; Bu otobiyografik kurmaca yazarın alter egosu Kogito üzerinden, kişisel ve ulusal bir travmanın izini süren dev bir edebi hesaplaşma. II. Dünya Savaşı'nın ardından bir nehirde esrarengiz şekilde ölen baba, geride kırmızı deri bir çanta ve Japonya'nın militarist geçmişine dair yanıtlanmamış sorular bırakır. Radikal bir milliyetçi olan baba, eski Japonya’nın temsilcisidir. Şiddetle, fedakârlıkla ve imparator kültüyle örülü mağrur ama karanlık bir ruh. Onun ölümü, sadece bireysel bir kayıp değil, ideolojinin suda boğuluşudur. Kogito'nun engelli oğlu Akari ise yeni Japonya’nın alegorisidir. Savaştan fiziksel ve ruhsal yaralarla çıkmış, sakat doğmuş bu ülke, sanatın (müziğin) saf diliyle yeniden doğuş yaşar. Romanın en dinamik katmanlarından biri Unaiko tiyatro grubudur. Bu genç topluluk, Kogito’nun yıllar boyunca kurguladığı dokunulmaz geçmişi yerle bir eden güçtür.Unaiko, Kogito’nun (ve dolayısıyla Oe’nin) eski metinlerini alır; babanın o mitolojik ölümünü sarsıcı bir performansla (tiyatroyla) bugüne taşır. Bazen yazmak, bir kaçış biçimidir. Bazen gerçeğe ancak eylemin çıplaklığıyla yaklaşılabilir. Oe burada, Japon edebiyatının temel taşlarından biri olan Gönül romanına güçlü bir köprü kurar. Soseki’nin öğrenci–öğretmen ilişkisi, bu romanda Kogito ile Unaiko grubu arasında devir-teslimine dönüşür. Ortadaki soru şudur: Bir usta, geçmişin günahlarını anlatmadan (yazmadan)huzurla ölebilir mi? Kogito, babasının eylemini anlamak için Frazer'ın "Altın Dal" kitabındaki mitolojisine sığınır. Baba başarısız bir kurban ritüeli gerçekleştirmiştir. Ancak gerçek, miti yener. Kogito’nun kız kardeşi Asa, romanın kritik bir dişil direniş noktasıdır. O ve annesi, yıllarca kırmızı bavulu Kogito’dan saklamıştır. Çantanın içindeki belgeler, babanın siyasi mitinin ardındaki tecavüz ve zorla kürtaj gibi üstü örtülmüş, utancın ve suçun bedensel kayıtlarını taşımaktadır. Onun direnişi, suskunluğun, resmi tarihin anlatmadığı acıların koruyucusu olmasıdır. "Meisoka"daki tecavüz ve kürtaj gerçekleri, Lady Macbeth'in "Bu kanı hiçbir okyanus temizleyemez" dediği o lekenin ta kendisidir. Bu, ideolojik kahramanlık hikayelerinin ardındaki, kadın bedenlerine yazılan acıdır. Roman, nihayetinde gerçekle barışmak üzerine kuruludur. Akari'nin müziğinde olduğu gibi, bu yaralı geçmişi kucaklayıp, onun üzerine sanatla yeni bir ülke inşa etmektir. Bu travmanın kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını gösteren en çarpıcı metaforlardan biri “Gishi Gishi”(Tek Kolunu Nerede Bıraktın?) adlı çocuk şarkısıdır. Bir tekerleme formundaki bu şarkı, savaşta tek kolunu (gururunu, kimliğini)kaybeden Japonya’yı anlatır. Romanın sonunda Kogito, Suda Ölüm kitabını yazmaktan vazgeçer. Bu mutlak anlam arayışından vazgeçiştir. Bir hesaplaşmadan çok, barışma anıdır. Kogito’nun döndüğü kıyı, Akari’nin yanıdır. Yani yaralı da olsa, sanat ve sevgiyle inşa edilen yeni Japonya. Oe, hem kendisi hem de ülkesi için bir ruh haritası çıkarmış. Kitap, kayboluşla yeniden doğuşun kesiştiği yerde duran, rahatsız edici bir başyapıt. Keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Suda ÖlümKenzaburo Oe · Can Yayınları · 202457 okunma
·
113 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.