Düzen özgürlükten daha önemlidir. Özgürlük anarşinin kardeşi gibidir. Biri geldiğinde diğeri de peşinden gelir; tıpkı bir fırtınanın peşinden gelen yıkım gibi.
Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek, sevdirmek için çok çaba gösterir, bazılarındaysa hiç böyle bir niyet yoktur, olduğu gibi yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar.
Anonimleştirme, belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkûm ediyordu. Oysa o tekti. Diğer insanlardan daha iyi, daha kötü, daha çirkin, daha güzel, başarılı ya da başarısız her şey olabilirdi; ama ne olursa olsun farklıydı, benzersizdi. Düşünceleri, duyguları yalnızca kendisine aitti, kimse alamazdı, çalınamazdı, ruhu onundu. İşte tam da bunu onun elinden çekip almaya çalışıyorlardı. Onun varoluşunu çalmak istiyorlardı, benliğini yok etmek.
İnsan insanın zehrini alır. Ama onları zehirleyenler de insandı;başka insanlardı, soğuk,uzak ,acımasız insanlar.
Her yerde aklımda sen varsın. Sensizlik benim en büyük hastalığım. Yakaladı mı perişan ediyor.
Beklemek belki de işkencenin kendisinden daha ağır,daha yıpratıcı bir ceza; evet evet kesinlikle öyle
İnsansa bu dünyada hem mucit,hem kurban hem de cellat.
Selamlar uzun alıntılardan sonra size yorum yapmaya geldim.
@canyayinlari Sude çelik #beklebeni kitabını #okudumbi̇tti̇ .
Yine beni şaşırtmayan şekilde muhteşem... Şiddetle tavsiye ederim.
Leyla ve Selim... Birbirlerine aşık iki genç bir yuva kurar. Zeynep adında kızları olur. Evli olmalarına rağmen birbirlerine mektup yazarlar. Ancak bir gün ansızın kapı çalınır. Selim tutuklanır. Cezaevine gönderilir. Artık o mektuplar koğuşun soğuk duvarları ile Leyla'nın yaşam mücadelesi adı altında yazılmaya başlar. Selim'in tek bir suçu vardır. Düşünce suçu... İşte yıllarca süren bu cezaevi macerasında Selim ve arkadaşlarının yaşadıklarını okuyoruz. Ayrıca Leyla'nın nasıl güzel bir aşkla eşini sevdiğine.
Peki sonunda ne mi oluyor? İşte okuyup öğreneceksiniz?
68 kuşağının anlatıldığı bu kitap gerçekten duygu yüklüydü. Bazı sayfalarda ağladım. İnsan nasıl bu kadar acımasız olabilir.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma