·148 syf.····Okunma: 08 Ocak 2026 11:22 Çok uzun zamandır elimde matbu hali olan Siddhartha’yı Storytel’de Mert Fırat’ın seslendirmesi ile görünce yol kitabım haline getirdim ve iki günde bitti. Kitabı bitirişim istemsiz bir şekilde bana aşağıdaki yazıyı yazdırdı.
“Bir insanın içsel bir yolculuğa çıkabilmesi için öncelikle kabuğunu gerçek bir yolda kırması gereklidir. Kabuğun yolu bir gün bitebilir ama insanın içi sonsuzdur.”
Buradan sonrasında spoiler olacak o nedenle okumayı düşünenler lütfen devam etmesinler
Benim gözümde kitabın iki karakteri yani Siddhartha ve Govinda aslında tek kişi. Siddhartha, Samanaların yanından 3. senesinde ayrılırken aslında vücudunu yani Govinda’yı orada bırakıp, ruhsal bir yolculuğa çıkıyor. Bu ruhsal yolculuk her insanın ruhunu besleyen ve aynı zamanda tüketen cinsellik, hırs gibi olguları yaşayarak yolculuğuna devam ediyor. Kamala ile “Sen hiçbir zaman sevmeyeceksin.” konuşması da aslında buradan ortaya çıkıyor. Arayışı bitmeyen insan neye sevgi vereceğini bilemeyecektir çünkü. Siddhartha, Govinda ile iki kez karşılaşıyor ayrılıktan sonra bunlardan biri dünyevi zevkleri arkasında bırakırken, sonuncusu ise tamamlanırken. Zaten sonundaki Siddhartha’nın yaşadığı her şeyi Govinda’ya sonunda tamamlanırken göstermesi benim ikisinin bir olduğuna dair tezimi destekler gibi. Benim en sevdiğim, hatta hikayede en derin karakterlerden biri olan Kayıkçı ile ise hayatının iki kırılımında karşılaşıyor. Ben bu iki kırılımın ölümle yaşam arasında olduğunu düşünüyorum. Kayıkçı karakteri ise iki şey olabilir, Yunan mitolojisindeki Kharoon olabilir mi diye düşündürmedi değil. Ya da vicdan (oğlu ile geçirdiği zamanda ve sonrasında Siddhartha’nın kendisi ile yüzleşerek, babasını ve aralarındaki döngüyü düşünmesini sağlıyor ve görevi bitince gidiyor.) Sonuçta artık inzivaya çekildiği yer onun yanı. Nehir ise iki dünya arasındaki hayat. Çünkü hayat hiç durmadan devam ediyor.
Herman Hesse’nin duru anlatımının ne kadar muazzam olduğunu tekrar gördüm. Tabii Kâmuran Şipal’in çevirisinin de muazzam katkısı var bunda. Hindistan, sistem, hint fakirleri vs. hiç ilgi duyduğum olgular değildir belki ondan bu kadar elim gitmemişti ama şimdi hata ettiğimi düşünüyorum çünkü Siddhartha aslında insanın dünyaya bakışını her yönden anlatan bir kitap.
Sevgilerimle