Yabancı | Albert Camus
“Herkes üzülmemizi bekler. Peki ya hissetmezsek?”
Kitabın Konusu
Meursault, annesinin öldüğünü öğrendiği gün cenazeye katılmak üzere yola çıkar. Havanın sıcağı, güneşin yakıcılığı ve bedensel rahatsızlıkları, onun için duygulardan daha baskındır. Herkes bir oğuldan yas beklerken, Meursault yalnızca dış dünyanın duyusal etkilerine odaklanır. Bu kayıtsızlık yalnızca annesinin ölümüyle sınırlı değildir; birkaç gün sonra ıssız bir kumsalda yaşanan olay, onu geri dönüşü olmayan bir eyleme sürükler.
Meursault, anlamın olmadığı bir dünyada varmış gibi davranmayı reddeder. Camus bu karakter üzerinden, bireyin toplumsal beklentilerle çatışmasını; insanın kendine ve çevresine yabancılaşmasını anlatır. Yabancı, saçma felsefesinin temel izlerini taşıyan; düzen, özgürlük ve anlam arayışı arasındaki çıkmazı görünür kılan kült bir romandır.
İnceleme
Camus bu romanda bizi rahatsız eden bir sessizliğe bırakır. Meursault’nun asıl suçu belki işlediği cinayet değildir; toplumun beklediği tepkileri vermemiş olmasıdır. Bu yüzden "Yabancı", bir suç romanından çok, dışlanmanın ve anlamsızlık duygusunun hikâyesidir.
Roman boyunca Camus, gürültülü olaylardan ziyade sessiz bir kopuşu anlatır. Meursault’nun annesinin ölümüne, aşka ve kendi hayatına karşı mesafeli duruşu, onu toplumun gözünde affedilmez kılar.
Yorum
Bu kitap okuru rahatlatmaz. Bitirdiğinizde sevmeyebilirsiniz. Ama kolay kolay unutmazsınız; uzun süre zihninizde kalır.
Camus’nün bize bıraktığı soru ise hâlâ geçerlidir:
Toplumun bizden beklediği duyguları taşımamak gerçekten bir suç olabilir mi?
Çevirmen: Ayça Sezen
Yayınevi: Can Yayınları
Dizi | Alt Dizi: Modern | Dünya Edebiyatı
Tür: Roman
Sayfa Sayısı: 112
Ödül: Nobel Edebiyat Ödülü
Etiketler: #kitaptortusu #toplum #yabancılaşma #fransızedebiyatı #edebiyat #kitapyorumu #kitapönerisi #kitapalıntıları