Eşik benim için tek bir hikâye değil, birçok hayatın aynı duyguda buluştuğu bir durak oldu. Kitabı okurken her metinde başka bir eşiğin önünde durduğumu hissettim; kimi zaman bir kararın, kimi zaman bir kaybın, kimi zaman da içsel bir uyanışın eşiğinde… Her yazar farklı bir kapı aralıyor ama his aynı yerde birleşiyor: insanın kendisiyle yüzleştiği anlar.
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, anlatıların büyük olaylardan çok küçük ama derin kırılmalara odaklanması oldu. Günlük hayatın içinde fark etmeden geçtiğimiz duygular, bu metinlerde durup bana bakıyor. Okurken sık sık “ben de buradan geçtim” dediğim anlar oldu. Bazı öyküler içimi burktu, bazıları sessizce düşündürdü, bazılarıysa hiç beklemediğim bir yerden yakaladı beni.
Eşik, aceleyle okunacak bir kitap değil. Her metin sindirilmek, durup düşünülmek istiyor. Çünkü bu kitapta asıl anlatılan şey; bir adım atmadan önceki tereddüt, geride bırakılanlar ve insanın kendi içindeki o görünmez çizgi. Bitirdiğimde şunu düşündüm: Hepimiz hayatın bir yerinde bir eşikteyiz ve bazen sadece durup hissetmeye ihtiyacımız var.
@banliyocomtr
@tubaayseozgur
Book•lover ❥
#okuyanteraziileokuyoruz
#eşik