·94 syf.····Okunma: 29 Kasım 2025 19:48 Her okuduğum kitabıyla beni yeniden şaşırtmayı başaran Özlem Neşe Beydili, bu kez de birbirinden farklı ama aynı damardan beslenen hikâyeleriyle beni bambaşka bir yolculuğa çıkardı. Kitap fantastik bir yazarın kaleminden çıkmış olsa da, hikâyelerin gerçekliğe dokunan tarafları o kadar güçlü ki, “Bu kalemden bunları da okuyorum ya…” diye içimden defalarca geçirdim.
Kitapta yer alan birçok hikâye yüreğime dokundu ama özellikle ‘Asker’, ‘Deprem’ ve ‘Döngü’ bölümleri kalbimde bambaşka izler bıraktı.
Deprem , kelimeleri bir sığınak gibi örmüş; orada yaşanan her duyguyu yeniden yaşatacak kadar güçlü, bir o kadar incelikliydi.
Yaşadığımız o çaresiz geceyi hatırlattı bana her bir satiri
Döngü ise insanın kendi içinden geçip kendine yeniden kavuşmasını anlatan, belki de en vurucu bölümdü bana göre.
Ama kitabın beni en çok şaşırtan kısmı ne biliyor musunuz?
Bir hikâyede karakterin kendim olması…
İnsan kendi adını, kendi hikâyesini bir yazarın kaleminde görünce bambaşka okuyormuş gerçekten. Hem gururlandım hem duygulandım. Okur arkadaşlarımla birlikte ismimizin geçmesi, bize yapılan o tatlı atıflar… Bir kitabın içinde yer almak öylesine kıymetli, öylesine zarif bir jest ki, okur-yazar bağını çok daha özel bir yere taşıyor.
Degerli yazarım Ve ablam diyorum ben ona, yine kaleminin hem güçlü hem de yumuşak taraflarını ustalıkla harmanlamıştı bu kitabiyla da. Bir kez daha hayranlıkla okudum kalemini. Fantastik bir dünyanın sınırlarından çıkıp yaşamın gerçek, sızlatan ama iyileştiren taraflarına dokunmuş.
Her hikâye başka bir ruh hâlini, başka bir bakış açısını yakalıyor. Kimi zaman sarıyor, kimi zaman sarsıyor ama her seferinde bir şey bırakıyor: hissederek okumanın güzelliğini.
Kısacası, ben bu kitabı büyük bir keyifle, çokça duyguyla ve yer yer kendimle karşılaşarak okudum. İçinde kendine yer açan, okuruna değer veren sahane bir kitap, mutlaka okuyun derim ;)