Puan vermedi·240 syf.····Okunma: 10 Ocak 2026 00:00 Genelde Atsız’ın külliyatına giriş için önerilen bu eser, beklediğimden çok daha karmaşık ve zihin açıcıydı.
Roman boyunca gerçeklik ile gerçeküstü unsurlar o kadar iç içe geçiyor ki, okurken kendimi sürekli "Bu bir rüya mı yoksa gerçek mi?" diye sorgularken buldum. Uygur masalıyla başlayan bu yolculukta; Selim Pusat’ın, namıdiğer "Ruh Adam"ın trajik hikayesine tanıklık ediyoruz. Felsefi, askerî ve tarihî unsurların harmanlandığı; destansı bir anlatıma sahip, dili ise sade bir eser.
Yazarın kendi hayatındaki platonik aşk hikayesini ve bu aşk için yazdığı şiiri romana dahil etmesi, eserin sadece bir kurgu değil, aynı zamanda yazarın ruh dünyasından bir yansıma olduğunu gösteriyor. Eserdeki karakterlerin her birinin farklı bir sembolü temsil etmesi ise kitaba edebi bir derinlik katmış.
Her ne kadar sürükleyici bir merak unsuru barındırsa da, Selim Pusat karakterinin ruh hali ve özellikle kadınlara yönelik düşünceleri zaman zaman sinir bozucu olabiliyor.
Ruh Adam, herkesin kolayca okuyup geçebileceği bir "çerez kitap" değil. İçinde barındırdığı ağır psikolojik tahliller ve sorgulamalarla; merak uyandıran, düşündüren ama bir o kadar da yoran, özgün bir eser.