Kuyucaklı Yusuf, toplumsal adaletsizliği güçlü bir arka planla sunsa da, Yusuf’un edilgenliği zamanla bir karakter derinliğinden çok kaçış hâline dönüşür. Sabahattin Ali’nin atmosfer kurmadaki başarısı tartışılmaz; ancak roman, bireyin iç çatışmasını derinleştirmek yerine kaderci bir suskunluğa yaslanır. Bu durum, isyan potansiyeli taşıyan bir hikâyeyi yarım kalmış bir başkaldırıya dönüştürür.