Serenad, tarihsel acıları ve bireysel dramı etkileyici bir çerçevede birleştirme iddiası taşısa da, anlatı bu yükün altında ezilir. Karakterler derinleşmek yerine duygusal etki üretmek için konumlandırılmış figürler gibi kalır; tesadüfler hikâyeyi ilerletirken inandırıcılığı aşındırır. Roman, acıyı anlatmak yerine acıya yaslanır; melodram yükseldikçe düşünsel derinlik geri çekilir. Ortaya çıkan metin, güçlü bir konuya rağmen edebi risk almaktan kaçınan, güvenli ama yorgun bir anlatıdır.