7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Hikmet Kıvılcımlı'nın yazdığı ve onunla ilgili yazılmış bir çok eseri bu sene okuyacağım inşallah. Türkiye'nin Komünizm ve Sosyalizm serüvenine gönül veren, emek veren, canını veren herkesi daha yakından tanımamız gerekiyor. Keza Mustafa Suphi, Behice Boran, Pertel Naili Boratav, Mihri Belli, Metin Çulhaoğlu gibi önemli entelektüellerin de biyografilerini ve yazılarını okuma niyetindeyim. Hikmet Kıvılcımlı'ya çok büyük hayranlık ve saygı duyuyorum. Kurtuluş Savaşı'nda gencecik bir delikanlı iken Kuva-i Milliye'ye katılmış. Sonrasında yeni kurulan Cumhuriyet'te Atıp eğitimi almış doktor olmuş. İstese Cumhuriyet'in suya sabuna dokunmayan aydınlarından olur, rahat bir ömür sürerdi. Ama o Komünizme ve Marksizme gönül vermiş. İdealleri ve hayalleri için öldüğü güne kadar 22,5 yıl hapis yatmış. Yaşadığı tüm zorluklara ve engellere rağmen onlarca eser bırakmış ardında. Birçok insan yetiştirmiş. Bu kısa kitapta beni en çok etkileyen şey tabii ki annesi Münire Kıvılcımlı'nın oğlunu hiç yalnız bırakmaması ve peşinden gitmesi oldu. Hatta Elazığ'da bir sene aynı hapishanede kalmalarına ne demeli. Maalesef Cumhuriyet ülkenin en zeki gençlerine zulmetmiş. Osmanlı'dan alınan en büyük miras belki de buydu. Aydınlığa gidecek yolda mücadele eden, düşünen, namuslu, fakir gençler ömürlerini hapislerde, sürgünlerde, mezarlarda geçirmiş. Yuvalar yıkılmış, çocuklar öksüz ve yetim kalmış. Bu insanlar inandıkları değerler uğruna, vatanın masum ve namuslu evlatları için fakirliğe katlanmış. İşkence görmüş, ailelerini yalnız bırakmış. Potansiyellerini ve yeteneklerini harcamış. Kapitalizme, hakim düzene, yozlaşmış hükümetlere ve zenginlere karşı olan mücadelelerini kaybetmişler. Hiç çoğunluk olamamışlar, hep yalnız bırakılmışlar. Aklıma Robespierre'in o meşhur ifadesi geliyor. Maalesef son cümlede denildiği gibi "Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edecekleri günün hayalini kuruyoruz." "Pohpohlanan ama hor görülen, egemen ilan edilen ama köle gibi davranılan halkım! Unutmayın, adaletin hüküm sürmediği her yerde hakim güçlerin hırsları hüküm sürer, insanlar sadece zincirlerini değiştirmiş olurlar, kaderlerini değil... Ben suçları denetlemek için değil, onlarla savaşmak için doğdum. Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman daha henüz gelmedi."
Biyografi
Devrimci Bir Ana-Oğul HikayesiMehmet Gürdal Çıngı · Derleniş Yayınları · 20227 okunma
·
89 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.