·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ocak 2026 17:03 "Benliğimi ıstırap kuyularına atıyorum, bilsen kaç müebbet kalıyorum o kuyularda ama çıktığımda değil kendimi affetmek, daha da öfkeleniyorum." (S.25)
Yıllar evvel uzun uzun sohbetlerle ve en çok da İrfan Yalçın kitaplarına yazdığı etkileyici yorumlarla başladı arkadaşlığımız. İnsan bu kadar yoğun çalışan, pırlanta gibi 2 evlat yetiştirirken bir de köyünde yapmayı hayal ettiği kütüphaneyi gerçekleştirme uğruna kitaplara bu denli değer veren bir adama her gün rastlamıyor tabi :) Evet itiraf ediyorum ben bu hikayelerin tamamını yıllar evvel okudum. O günde fikrim aynıydı, bugün de aynı. Bir hukukçunun öykü anlatıcılığına girişmesinde hikayelerin de hep öyle şeyler olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bence her bir hikaye bir hukukçudan çok, iyi bir okurun elinden çıkmış. İrfan Yalçın'a olan hayranlığın esintilerini görmemek mümkün değil. Özellikle "Sevilmek de mühim" hikayesi aynen böyle ve yıllar geçse de unutmam mümkün değil.
Bir okur olarak öykü okumakta çok zorlandığım şu yıllarımda bana eskiye, güzele ve özleme dair derin şeyler fısıldayan bu eser için binlerce teşekkürler. Kitabı arkadaş kadrosundan değil gerçekten canı gönülden tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Dipnot: İllüstrasyınlar için ayrıca tebrikler. Çok güzel bir iş olmuş.