"Bazı aşklar iki kişilik değildir, tarihin yükünü taşır.."
Merhaba dostlar sizleri Livaneli'nin Serenad kitabıyla selamlıyorum..
Roman, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevlisi olan Maya Duran ile 60 yıl sonra İstanbul’a dönen Alman asıllı Amerikalı profesör Maximilian Wagner’in karşılaşmasıyla başlar. Görünürde bir akademik ziyaret gibi başlayan bu yolculuk, aslında Profesör Wagner’in II. Dünya Savaşı sırasında kaybettiği eşi Nadia’ya duyduğu büyük aşkın ve onun peşinde geçen trajik bir geçmişin izlerini taşır.
Maya ve Profesör Wagner’in hikayesi beni 60 yıl öncesinin soğuk ve karanlık sularına, Struma’nın hüznüne götürdü. Wagner’in kemanından dökülen o melodi, sadece Nadia’ya değil, tarihin tozlu sayfalarında unutulmuş tüm ruhlara bir saygı duruşu niteliğinde.
Beğeni görecelidir. Kitap listelerinde en beğenilen on kitap içinde hep gördüğümüz bu kitabın tırnak içince "ben" biraz abartıldığını düşünüyorum.
Kitaba notum 7/10
İnsanlar her şeyi unutur ama hiçbir şey affedilmez..
Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti..
Sevgi, bir başkasının hayatını kendi hayatından daha önemli hale getirmektir..
Burası Türkiye, burada her şey bir sır olarak kalır ama herkes her şeyi bilir..
İnsanlık tarihi, zalimlerle kurbanların bitmek bilmeyen hikayesidir..
Zaman geçiyor ama acılar hep taze kalıyor; sadece üstü örtülüyor..
#serenad #livaneli #inkilapyayınları #beyceli #kitapalıntıları #kitaplarındünyası #ocakokumalarım
#okudumbi̇tti̇