Gönderi

Siddharta ben merkezli biri
5/10
·148 syf.··
2026 1. kitabı
Siddhartha’yı okurken karakterin yalnızlığı ve kendi yolculuğunu merkeze alışı dikkatimi çekti. Kitap, bir yandan insanın arzularından, günahlarından ve dünyevi deneyimlerden geçerek huzuru ve özü bulmasını anlatıyor; ama benim için rahatsız edici olan nokta, Siddhartha’nın başkalarının duygularına, bağlarına ve sorumluluklarına neredeyse hiç yer açmamasıydı. Kamala, oğlu, Vasudeva, hayatındaki diğer insanlar çoğu zaman onun öğrenme sürecinin araçları olarak kalıyor. Bu yüzden hikâyeyi okurken karakterin ermiş olarak gösterilmesi bana adaletsiz geldi. Benim için kitap, yalnızlık ve içsel yolculuk açısından ilham verici olsa da, etik ve bağ sorumluluğu eksikliği üzerinden, bir karakterin kendi huzurunu başkalarını ihmal ederek bulmasının yarattığı rahatsızlığı fark etmemi sağladı. Bu açıdan Siddhartha ile kendimi özdeşleştirmedim; hikâye bana daha çok insan ilişkilerinde sınırlarımı, değerlerimi ve empati ölçütlerimi sorgulatmış oldu. Siddhartha
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
·
48 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Oğluna duyduğu sevgi bağı kuvvetliydi bence. Tıpkı kendisi gibi oğlu da gitmek istediğinde onu durdurmak için uğraştı hatta arkasından takip etti, bulamadı. Ve bu duyguyu kendi babasına yaşattığı için pişman oldu. O kısımlar çok sarsıcıydı bence.
İrem
Gönderi Sahibi
O bölümlerin sarsıcı olduğu konusunda katılıyorum; özellikle oğlunun gidişi Siddharta’nın ilk kez kendisi dışında birini gerçekten sevdiğini fark ettiği anlardan biri. Ama beni rahatsız eden şey, bu sevginin bile onun ‘aydınlanma’ yolculuğunda bir araç gibi konumlanmasıydı. Oğlunun acısında uzun süre kalmak, onun dünyasına eşlik etmek yerine, sonunda kendi içsel huzuruna geri dönmesi anlatının ağırlık merkezini yine Siddharta’nın iç dünyasında bıraktı. Ben bu yüzden hikâyede sevginin dönüştürücü tarafının eksik kaldığını hissettim. Belki de mesele sevginin var olup olmamasından çok, sevginin karşıdakini merkeze alacak kadar insanı değiştirmesi. Biraz daha kaba bir tabirle; dünya sadece bir kişinin iç dünyasından ibaret olamaz. O zaman herkes kendi içsel yoluna baksın, kime ne zarar verdiği önemli olmasın, ilişkiler sadece birer deneyim alanına dönüşsün… Ama birinin ‘deneyim alanı’ olduğunu hisseden kimsenin kırılmaması mümkün mü? Değil. Çünkü insanız ve dünya sadece bizim etrafımızda dönmüyor.