Puan vermedi·412 syf.····Okunma: 04 Ocak 2026 02:18 Kitabın incelemesine geçmeden önce yazarın emeğine değinmek istiyorum. İsmail Güzelsoy hoca bu kitabı yazarken üç farklı hocadan ' UD' eğitimi almış. Günde en az 2 saat bazı günlerde 12 - 13 saatte kadar ud çalmış. Ud atölyelerinde ud yapımını deneyimlemiş. Dil konusunda da 1 yıl Farsça eğitimi almış. Dil hocalarıyla birlikte fikir beyanında bulunmuş...
Bu kadar emeği ,her detayına verilen özeni yazıya dökmek müthiş.
Diğer kitaplarını okumadım ama bu kitabı İsmail Hocanın ustalık eseri olabilir.
Romanın kahramanları Nubar, Neva, Tahir, Perva, İsot, Feride ve müzik aleti olan Ud.
Kitap Tahir'in Musiki ile yolculuğunu anlatıyor. Daha o doğmadan başlayan bir yolculuk. Bu yolculukta büyülü bir Musiki var. Bir bakmışsınız kötü karakter bile bu musikiden etkilenmiş, bir bakmışsınız usta bile bu aşkta derin yara almış, kaybolmuş. Bir bakmışsınız hocanız bir kuş olmuş dinleyeniz ise bir örümcek. Birde bakmışsınız ki bu kitap sizi sürükleyip götürmüş.
Bir müzik aletinin insan ruhundaki büyüsünü anlatıyor. Belki de Ud'un hikayesini.
Kitabı okumaya başlayanlara şunu söyleyebilirim başta bir bütün oluşturmaya çalışmak sizi kitabın etkisinden uzaktırır. Başta okuduğunuz anlamlandıramadığınız hikayeler sonrasında sizi hayran bırakacaktır. Kitabın içerisinde ki alıntıların altını çizmek istemek ise kitabı bir çalışma kitabın haline getirebilir. :)
“Henüz hiçbir şey yoktu ve hiçbir şey yokken fısıltıdan bile ürkek bir saadet vardı. Saadet sese dökülemeyecek kadar kırılgandı ve loş, kirli turuncu bir ışığın altında titriyordu”