Yüzümde koca bir gülümsemeyle kapattım kitabı tıpkı yıllar önce okuduğumda olduğu gibi sıcacıktı...
Bu kez Juliet dinler geceyi, ayçöreğinin aslında bayat olduğunu fark ettiğinde kırmızı elbisesi ile peşinden koşar Romeo'nun yaşamak istercesine...
İlk kitaba göre daha ağır bir dile sahipti. Yazar bu kitapta karakterleri daha yetişkin tasvir ederken derinliği güzel kurmuştu. Yine de yetişkin olsak da hatalar yapabildiğimizi göz ardı etmeden, tatlı olaylarla anlatmıştı bu iki şapşalın hikayesini. Ana karakterin ikilemleriyle, hatalarıyla, is işten geçtikten sonra olayın farkına varmasıyla çok ama çok sıradandı. Sıradanlık bu kez güzeldi, o karmaşaları belki bir çoğumuz yaşıyoruz, o hataları bir çoğumuz yapıyoruz çünkü. Bu yüzden karakterle kolayca bağ kurabildim çünkü çok o yaşlarımdı :)
Adı gibi tatlı bir hikayeydi. Severek okudum. Seneler içerisinde etkisini kaybetmemesine de oldukça sevindim.
Elmalı TurtaZeynep Sahra