10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 00:00
"SOSYAL ÇÜRÜME" “Sosyal kırılmaların ve çürümenin temelinde eğitimin yattığı söylenebilir tabii. Bugün geldiğimiz noktada ise çözüm için eğitim tek başına yeterli olamaz. Eğitim aslında sağlıklı aile yapısı, güven telkin eden bir devlet, özgür ve özgün bireylerin yaşadığı toplumda etkili olur. Kaygılı, huzursuz, korkunun genel ruh haline dönüştüğü toplumlarda eğitim temel bir çözüm olamaz.” Türkiye’de ekonomik krizin gölgesi her geçen gün biraz daha uzuyor. Market raflarındaki fiyat etiketleri, artan kiralar, döviz kurundaki dalgalanmalar… Hayat pahalılığı hayatımızın merkezinde. Peki, yaşadığımız tüm sorunların kaynağı gerçekten sadece ekonomi mi? Zeliha Bürtek’in o çarpıcı sözü belki de tam da bu noktada zihnimize düşen bir çentik: “Türkiye’de sosyal çürüme var, dönüşü olmayan bir yerdeyiz!” Cümlesi, tam da bu sorunun kalbine dokunuyor. Kısa ama sarsıcı bu ifade, milyonlarca insanın içinden geçen ama belki de yüksek sesle dile getiremediği bir hissin söze dökülmüş hali. Gazeteci-yazar Gülşen İşeri’nin, bu cümleden yola çıkarak Bürtek’le gerçekleştirdiği kapsamlı söyleşi ise, yaşadığımız dönemi anlamak için önemli bir kapı aralıyor. Bu kitap, ekonomik krizi inkâr etmeden, onun ötesine bakmayı öneriyor. Asıl mesele, paranın yokluğu kadar vicdanın, merhametin ve birlikte yaşama iradesinin aşınması. İnsana, hayvana ve doğaya yıllarca ses olmuş bir isim olarak Zeliha Bürtek, tanıklıklarını süslü kavramların arkasına saklamadan, doğrudan ve cesur bir dille paylaşıyor. Anlattıkları, yalnızca bireysel gözlemler değil; toplumun genel ruh hâline dair güçlü bir panorama. Peki Nedir Bu “Sosyal Çürüme”? Sosyal çürüme, ekonomik göstergelerle tam olarak ölçülemeyen, daha derinlerde yaşanan bir aşınma hali. Gündelik hayatta karşımıza çıkan tahammülsüzlük, trafikteki öfke, komşuluk ilişkilerindeki yabancılaşma, artan şiddet eğilimi, kadın cinayetlerindeki vahşet, hayvana ve doğaya karşı duyarsızlaşma… Bunların hepsi, birbirinden bağımsız gibi görünen, aslında aynı köke bağlı semptomlar. Ekonomik istikrarsızlık, bu çürümeyi besleyen en önemli faktörlerden biri kuşkusuz. Gelir adaletsizliği, gelecek kaygısı, güvensizlik toplumsal bağları zayıflatıyor. Ancak mesele sadece “ekonomi düzelirse her şey düzelir” denilemeyecek kadar karmaşık. Zeliha Bürtek'in sözleri, bize sadece tanı koymuyor; bir ayna tutuyor. Eser, bir “yüzleşme” çağrısı. Rahatsız edici sorular sormaya, bildiklerimizi ve hissettiklerimizi yeniden düşünmeye davet ediyor. İçinden geçtiğimiz bu süreci sadece ekonomik terimlerle açıklamaya çalışmanın eksik kalacağını gösteriyor. Belki de en önemlisi, “cesaret” vaat ediyor. Çünkü bir şeyi adlandırabilmek, onunla mücadele etmenin ilk adımıdır. “Sosyal çürüme” kavramı, yaşadığımız dağınık sıkıntıları anlamlandırmamıza, görünür kılmamıza yardım ediyor. Ve görünür olan her sorun, çözüme bir adım daha yakındır. Evet, sosyal çürüme sadece bir kavram değil. Otobüste, iş yerinde, sosyal medyada, aile içinde hissettiğimiz; bazen bizim de parçası haline geldiğimiz bir gerçeklik. Bu nedenle, çözüm yolu da ancak “birlikte” yüzleşmekten, konuşmaktan ve dayanışmayı yeniden inşa etmekten geçiyor. Zeliha Bürtek ve Gülşen İşeri’nin bu söyleşisi, sadece tanıklık etmekle kalmıyor, içimizdeki “neyi kaybettiğimizi” hatırlatıp, onu yeniden nasıl inşa edebileceğimize dair kıvılcımlar sunuyor. Bu kitap, size mutluluk vermeyecek. Hatta belki bir süre hüzünlendirecek, öfkelendirecek. Ancak size bir şey verecek: gerçeklikle yüzleşme cesareti ve olan biteni adlandırma imkânı. Zeliha Bürtek'in sesi, bu çürüme içinde direnen, gören ve söyleyen bir vicdan sesi olarak okurun zihninde uzun süre yankılanacak. Bu söyleşi kitabı, okuyan herkese yeni sorular sorduruyor. Bildiklerimizi, kabullendiklerimizi ve normalleştirdiklerimizi yeniden düşünmeye zorluyor. Çünkü sosyal çürüme yalnızca bir kavram değil; hepimizin içinden geçtiği, gündelik hayatın her köşesine sızmış bir gerçeklik. Ve belki de en önemli mesaj şu: Bu gerçeklikle yüzleşmenin yolu, onu inkâr etmekten değil, birlikte konuşmaktan ve birlikte düşünmekten geçiyor. Çünkü dönüşü olmayan bir yerde değiliz. Yeter ki, gerçeklikle birlikte yüzleşme cesaretini bulalım. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Sosyal ÇürümeZeliha Bürtek · İnkılap Kitabevi · 2025177 okunma
·
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.