Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
“Sen yoksan, ben zaten çoktan çıkmışımdır o kapıdan. Yine de bekleyeceğim. Yine de yazacağım. Çünkü bazı insanlar, gelmese de beklenir. Bazı geceler, uyanmasa da sabaha varır. Ve bazı aşklar… Hiç yaşanmadan bile, ömrün tamamına bedeldir.” Herkese merhaba Bugün, günlerdir alıntılarını paylaştığım Zefiru kitabının yorumuyla geldim. Zefiru, bildiğimiz romanlardan değil; adını koyamadığımız, koysakta kaçmak istediğimiz duyguların yankısı. Kahramanlarımız Orhan ve Firuze, İçsel Yalnızlığın Eşiğinde:Oğuz Atay Programında tanışıyor. Okuduğumuz süreçte ise Orhan; dünyevi değil daha manevi, gerçeklikle düş arası sınırın koptuğu bir hayat yaşıyor. Firuze’yi aklından çıkaramadığı gibi, hayatının merkezinde tutuyor. (Bu noktalarda, kitabın depresifliği beni yordu diyebilirim.) Sonrasında arkadaşı Naci ve doktoru Erman’ın hikayeye dahil olması, hikayenin canım Ankara’mda geçmesiyle; Firuze ve yaşananlarla ilgili merak ettiklerim çoğalırken, kitap daha akıcı bir hal aldı. Kitabı ilk gördüğümde arka kapak yazısı beni çok etkilemişti; karakter, cümleler ve duyguların başımı ağrıtacak kadar ısrarcı, yorucu ve gerçek olacağı vaat edilmişti. Kitap bu vaadi yerine getirdi mi? Evet, nerdeysen çık gel artık Firuze diye içimin şiştiği; yoksa Firuze bir hayal miydi diye beynimin yandığı yerler olduğu doğrudur. Velhasıl, farklı ve derin bir kitaptı. Halihazırda ayrılık, kayıp süreçleri yaşayanların uzak durması tavsiyesiyle keyifli okumalar diliyorum
ZefiruAziz Mahmut Şahin · İstasyon Yayınları · 202521 okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.