Gönderi

Olric Yalanmış!
10/10
·724 syf.··
2026 1. kitabı
​Kitaba geçmeden önce incelemenin başlığına değinmek istiyorum. Olric karakteri kitabın içinde var olmayan bir karakter değil elbette ancak internette dolaşan Olric alıntılarının büyük bir kısmı gerçek değil. Hayal kırıklığı yaşamamanız için bunu en baştan söyleyeyim. Gelelim Tutunamayanlar’a... ​Oğuz Atay’ın ilk kitabı olmasına rağmen bana kalırsa külliyat içerisinde ilk okunacak kitap bu değil. Yazarların diline tarzına ve derdine hakim olmaya önem veren biriyseniz bu eserle başlamanızı tavsiye etmem. ​Başlarken çevreden duyduklarım yüzünden kendimi tamam, çok ağır ve zor bir dile sahip bir kitaba başlıyorsun hazır ol moduna sokmuştum.Ancak okudukça bu önyargım her sayfada biraz daha kırıldı.Aksine metin beni beklediğim gibi itmek yerine fazlasıyla içine sürükledi.​Salt olay seven bir okur için bu kitap cazip olmayabilir.Çünkü romanda elle tutulur tek bir olay var kitabın merkezinde yer alan ve tüm süreci başlatan Selim karakterinin intiharı.Bunun dışında anlatı büyük ölçüde Turgut'un bilincinde geçen kimi zaman anlamlı kimi zaman anlamsız görünen düşünceler üzerinden ilerliyor.Konudan konuya atlayan bu akış birçok kişiyi sıkabilir ama beni, birçok insanın aksine daha da bağladı.Bu kadar yoğun ve sürekli akan düşüncelerin yalnızca bana ya da çok az insana özgü olduğunu sanırdım o bilinç fazlasıyla tanıdık olduğu için kendimi güvende hisettim. Turgut’un Selim’i arayışı onu öldükten sonra tanımaya çalışı, bir süreden sonra aslında baktığında hayata tutunmuş gibi görünen evli ve iki çocuk babası olan turgutun kendi kimliğini ait olduğu yeri ve anlam duygusunu arayışına dönüşüyor.Selim'in ölümüyle başlayan bu süreç günün sonunda Turgut’un kendisini hayatını sorgulamaya itiyor belki de hep ait olduğu o belirsizliğe Tutunamayanlara geri döndürüyor. ​Romanın birçok yerinde kendimi Tutunamayanlar topluluğuna ait hissettim. Ancak bazı kısımlarda da bu insanların gerçek hayatta var olamayacak kadar gerçeklikten kopuk,narin olduklarını düşündüm.Belki de bu çelişki kitabın asıl gücüdür,hepimiz bu gruba bir o kadar ait, bir o kadar da yabancıyız. ​Ayrıca kitabın mizahi ve yer yer siyasal eleştirilere dokunan yönü beni şaşırttı ve eğlendirdi.Dönemin toplumsal yapısına yapılan o ince dokundurmalar metnin ağırlığını azalatmak yerine daha da derinlik katıyor.Sonuç olarak Tutunamayanlar benim için,içine bir o kadar ait hissettiğim, ama aynı anda yabancılaştığım bir insan grubunun hikayesi. Modern insanın toplumla bağ kurmakta zorlandığı kimliğini ararken daha da yalnızlaştığı bir dünyayı çok güzel bir şekilde anlatıyor. Ve belki de bu yüzden herkese hitap etmiyor ama dokunduğu insanı da kolay kolay bırakmıyor. Canımım Selimim...
1000k
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.