8/10
·64 syf.··
2024 31. kitabı
Han’a göre artık bir disiplin toplumunda yaşamıyoruz Kimse bize açıkça “şunu yapmalısın” ya da “bunu yapamazsın” demiyor Bunun yerine sürekli yapabilirsin daha iyisini yapabilirsin kendini aşabilirsin deniyor İlk bakışta bu bir özgürlük alanı gibi görünüyor Ama kitap ilerledikçe fark ediyorum ki bu özgürlük aslında çok daha ağır bir yüke dönüşüyor Çünkü baskı artık dışarıdan gelmiyor insan kendi kendinin patronu kendi kendinin kölesi hâline geliyor Kitapta beni en çok düşündüren kavramlardan biri “başarı öznesi” oldu Han modern insanı sürekli performans üretmek zorunda hisseden bir varlık olarak tanımlıyor Dinlenmek bile verimli olmalı tatil bile işe yarar bir şeye dönüşmeli Bu noktada şunu fark ediyorum Yorgunluğumuz çoğu zaman bedensel değil zihinsel Çünkü durduğumuzda bile içimiz rahat etmiyor hatta suçluluk hissediyoruz Han’ın söylediği bir cümle özellikle aklımda kaldı “Çağımızın hastalıkları bakteriyel değil nöronaldir” Depresyon tükenmişlik dikkat dağınıklığı gibi durumları bireysel zayıflıklar olarak değil içinde yaşadığımız düzenin doğal sonuçları olarak ele alıyor Bu bakış açısı bana iyi geldi Çünkü insan bazen sürekli kendine dönüp “neden böyleyim” diye kendini hırpalıyor Han ise soruyu tersine çeviriyor Bu düzende başka nasıl olabilirdin Bu yüzden kitap bana çözüm sunmaktan çok bir farkındalık kazandırdı Daha az yapmak değil belki ama durabilmenin de bir değer olduğunu hatırlattı
Yorgunluk ToplumuByung-Chul Han · Açılım Kitap · 20152,173 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.