Deniz Duası, hacim olarak küçük ama duygusal ağırlığı çok büyük bir metin. Khaled Hosseini bu kez uzun bir hikâye anlatmıyor; bir babanın, oğluna fısıldadığı son duaya ortak ediyor bizi. Savaşın, göçün ve belirsizliğin ortasında, bir babanın tek isteği çocuğunu koruyabilmek.
Metin, bir gece boyunca geçen içsel bir monolog gibi akıyor. Deniz hem umut hem de korku olarak karşımıza çıkıyor; kurtuluş vaadiyle birlikte büyük bir bilinmezlik taşıyor. Hosseini’nin dili her zamanki gibi sade ama yürek burkan. Hiç ajitasyona kaçmadan, sadece insan olmanın en temel duygularıyla vuruyor okuru.
Ne dramatik süsler var ne de uzun betimlemeler. Bir baba, bir çocuk ve edilen bir dua… Ama o dua, dünyanın birçok yerinde yankılanan binlerce sesin temsili gibi.