Yas Çok Katmanlı Olgunlaşma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 13:53
Bu kitabı okurken, bir romanla değil; yazarın babasıyla vedalaşırken tuttuğu içsel bir günlüğe tanıklık ediyormuşum hissi oluştu. Kayıp yaşamış olanlar için, adını koymaktan kaçındığımız duyguları görünür kılan bu kitap, zaman zaman kaçma isteği uyandıracak kadar yakınıma geldi. Kayıp yaşamamışlara çağrı olsun. Anneyle kurulan bağ daha baştan verili. Doğumla gelen bağ zamanla güçleniyor ya da yerini başka duygulara bırakabiliyor elbette ama baba öyle değil. Babayla olan bağ ise zamanla oluşuyor, değişiyor, dönüşüyor yapılanıyor bazen de kırılıyor. Babalar genelde çocuklarına güçlü poz veriyor; bu kitapta da korkabilen, yorulan ve bunu çocuklarından saklamaya çalışan bir baba var. “Korkacak bir şey yok” en çok burada durdum. Durdum çünkü, aa ne tesadüf  Bu cümle güçlü olmaktan çok güçlü görünmenin sesi gibiydi. Farklı bir ülkede büyümüş yazarın babasıyla benim babam aynı yerden konuşuyordu. Yasın dilinin başka coğrafyalarda kültürlerde de dilinin aynı olması duygularımızın ortaklığının aynasıydı. Sabır kitabı okudum sanki. Bu kitapla karanlığın sesini kucağımıza koyanlara sitemle yazıyorum. Babası bir bahçıvan. Aslında bütün babalar gibi. Bahçeye gösterdiği sabır, acele etmemesi, toprağı beklemesi aslında hayata bakışıyla da ilgiliydi. Buraya sakladığı öğreti ölümünden sonra tüm deneyimin uçup gitmesi gibi görünse de biçim değiştiriyordu… Öğreti gidiyor mu gerçekten yoksa içimizde bir tohuma mı dönüşüyor? Yaşımız kaç olursa olsun bir baba öldüğünde çocukluğumuza dair bizim bile bilmediğimiz tüm detayları hatırlayan kişiler de toprağa dönüşüyor. Babasının bahçesi bir anda hayatın işleyişini anlatan metafora dönüşüyordu. Ölüm korkutucu bir son değil, yenilenmenin içindeki bir parça gibiydi. Karanlıkta zaman farklı akıyor. Karanlık bizim için bir bilinmezlikse zaman algımız elbette değişiyor, küçücük anlar çok daha belirgin hale geliyor. Bahçe gibi sabır ve dikkat istiyor. Yakınlarımızı kaybettiğimizde sadece onları değil, kendi ölümlülüğümüzü de fark ediyoruz. Sevdiklerimizin son anlarında orada olmak, insanın elinden hiçbir şey gelmediğini bütün açıklığıyla fark ettiği yer. Bu kitap, kontrol edemediğimiz şeylerin karşısında duyguların zamana yayılarak ağırlaştığını, kabullenişin ise yavaş ve sessiz bir yük gibi nasıl içimize yerleştiğini anlatıyordu. Babasının, ölümünü yaklaşırken çocuklarını zorlamamak için her şeyi planlaması ölürken bile yük olmamaya çalışan babalık rolü. İnsan ölürken bile yük olmamaya mı çalışmalı? Bu kadar sorumluluk gerçekten gerekli mi? Suçluluk hissi çok tanıdık bir sorgulamaydı. Sevdiklerimize yeterince zaman ayırıyor muyuz? Onlara, bizim için ne ifade ettiklerini söylüyor muyuz? Bir babanın ölümüyle anılar önce ve sonra diye ayrılıyor. Bu bir milatsa bunu başkaları elbette bilmiyor. Hayat başka bir yerden akmaya başlıyor. Özlem o kadar ağır basıyor ki rüyamızda babamızla karşılaşmak ertesi günün çiçeği oluveriyor. Yazar da benzer bişeyler söylüyordu sanırım. İçimizde ölümle beraber gelen o garip sessizlik. Babalarımızın serveti, içimizde sessiz bir çığlığa dönüşen çocuk yanımız, kısmi kayboluyordu. Bir yerde “Yüreğinin nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır” cümlesi vardı. Acıyı anlatmak onu azaltıyor mu, yoksa sadece başka bir yere mi taşıyordu, ben emin değilim. Hayattayken el tutmayı bilmek kadar, veda ederken bırakabilmeyi de bilmek gerekiyor. E ama bırakmak kolay değil. Ölüm babamız olmadan içimizde olgunlaşan bir kiraz ağacı gibidir demişti yazar. Bu bir rastlantı değildi. Kiraz ağacı kırılgan çok katmanlı, hızla büyümüyor zaman istiyor mevsim istiyor. Ölümle temasımız dışardan bir öğretiyle değil, zamanla ve sessizce, acele etmeden içimizde büyüyor. Sonunda tatlı meyve vermesi merkezinde sert bir gerçeği taşıyan hayatın değeri gibi. Baba olmadan büyüyen kiraz ağacı gibi, ölüm de otoritesiz rehbersiz ama yine de kaçınılmaz biçimde büyüme hali. Ben buna çok katmanlı olgunlaşmak derdim. Bahçıvan ve Ölüm
Psikoloji
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.