Genç soylu Calisto, güzeller güzeli Melibea’yı görür görmez ona âşık olur. Fakat Melibea onu sert bir şekilde reddeder. Kalbi kırık Calisto, uşağının önerisiyle Celestina adlı bir kadına başvurur. Yaşlı bir fahişe olan Celestina, aynı zamanda büyücülük ve çöpçatanlıkla meşguldür. Calisto, onun ikna kabiliyetiyle ve gerekirse büyü yoluyla Melibea ile arasını yapmasını ummaktadır. Nitekim Celestina’nın girişimleri sonuç verir ve Melibea da Calisto’ya âşık olur. Ancak bu tutkulu aşkın beklenmedik, yıkıcı sonuçları olacaktır.
Bir tiyatro oyunu olan bu eser bize beş yüzyıl öncesinden sesleniyor. Bir yandan dönemini yansıtan bir eser: büyücülükle ilgili kısımlar kapanmakta olan Ortaçağ atmosferini çağrıştırırken; çıkarını her şeyin üzerinde tutan, bencil ve paragöz karakterleriyle Yeniçağ ile birlikte yükselişe geçen burjuva kültürüne de göndermede bulunuyor. Öte yandan işlediği “tutkulu aşkın yıkıcılığı”, “hırs ve bencilliğin yol açtığı kötülükler” gibi temalarla güncelliğini koruyan bir klasik.
Calisto’nun kara sevdaya tutulmuş hâllerini, Celestina’nın nükteli ve hazırcevap konuşmalarını, uşakların hinliklerini büyük bir keyifle okudum. Sizlere de bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.