Gönderi

İç Kulvardan Gelen Elantris Son Düzlükte Atağa Kalkıyor!
7/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kralların Yolu kitabını okumaya çalıştığımda duvara toslamış gibi olmuştum. Brandon Sanderson, yarattığı evrenin ne kadar orijinal olduğunu bize ispatlama gayretindeymişçesine detay üstüne detay veriyordu ve bu da sıkılmama neden olmuştu. Kitabı da henüz 100 sayfa okumadan bırakmıştım; fakat hoşuma giden sahneleri de yok değildi. Bu yüzden Brandon Sanderson ağabeyimizden hemen öyle bir çırpıda vazgeçmek istemedim. Yazar hakkında araştırma yaptığımda yayınlanan ilk kitabının Elantris olduğunu gördüm. Dedim ki, "Eh! Belki de Sanderson okumaya ilk kitabından başlamalıyım." Bu konuda doğru kararı da verdiğime inanıyorum. Nedenine son paragrafta değineceğim. Şimdi biraz kitap hakkında konuşalım. Kitabın güzel başladığını söylemeliyim. Kralların Yolu'ndaki gibi evrene dair detaylara boğulmadım. Bilmem gereken en büyük şey Elantrianlar hakkındaydı ve bunu da ilk birkaç bölümde öğrendim. Hoşuma da gitti. Öte yandan baş karakterleri de tanımaya başladım: Raoden, Sarene ve Hrathen. Hepsi de ilginçti. Tabii bir de en favori yan karakterim Galladon... Şunu da belirtmeden edemeyeceğim; bu bir film olsa, oynamak isteyeceğim karakterler kesinlikle Hrathen ve Galladon olurdu. Karşımıza çıktıkları ilk andan beri kendilerine bayıldım. Neyse... Devam edelim. Kitap başlangıçta güzeldi güzel olmasına ama orta kısımlara geldiğinde... Ne olduysa tempo çok ciddi bir şekilde düştü. Gerçi birkaç tane heyecan yaratan, cidden merakımı celbetmeyi başaran sahne oldu; fakat bunu yüzdelik bir orana vurduğumuzda beni tatmin etmeyen bir oran olduğunu söyleyebilirim. Orta kısımda evrene, dünyaya ve özellikle politikaya o kadar yer veriliyor ki bence tekrara düştüğü bile oluyor. Evet; bu kısımlarda konuşulan konular, bunlara bağlı alınan kararlar hikayede bir aksiyona neden oluyor ama bu eylemlerin çoğu majör bir etki oluşturmuyor. Gelelim finale. Gerçi pek çok okur benzer yorumu yapmış, bu yüzden orijinal bir şey söyleyemeyeceğim. Evet, final çok hızlı. Alabildiğine hızlı. Elbette bu hızın nedeni finalde büyük bir aksiyonun gerçekleşiyor olması ama kastettiğim hız daha çok "Hadi beyler! Kapatıyoruz!" hızıydı adeta. Bazı durumlardan kurtulmak için gereken çözümler o kadar şıp diye bulunuyor ki... Veyahut da teknik bir mesele o kadar hızlıca açıklanıyor ki... Genelde şu minvalde oluyor: "Çünkü böyle bir durumda bu şekilde gerçekleşiyormuş." "Bu da esasında böyleymiş." Yani Brandon Sanderson ağabey finalde kontra atağa geçmiş diyebiliriz. Hatta öyle ki karşımıza çıkan pek çok epik sahne o hız içinde kaybolup gidiyor ve ne biz ne de karakterler o epik anın duygusunu yaşayamadan sıradaki sahneye, aksiyona vs. geçmiş oluyoruz. Peki final kötü müydü? Kötü değildi ama tempoda gözle görülür bir dengesizlik yarattı. Hatta biraz daha ileri gidip, orta kısımda uzattığı ve detaylandırmaya çalıştığı evrenini finalde öksüz bıraktığını bile söyleyebilirim. Örnek vermek gerekirse; hikayenin orta kısmında yaratılan bir gizemin, çok güçlü bir dramatik sahneye yol açacağını beklerken finalde üstün körü bir şekilde yanıtlanması damağımda buruk bir tat bıraktı. Yine de kötü bir final değildi. Hızlıydı. Kötü değildi. Pek çok okur Brandon Sanderson'ın belki de artık ustalık eserlerinden sayabileceğimiz Kralların Yolu'ndan (genel olarak Fırtınaışığı Arşivi serisinden) sonra bu kitabı okuduğu için haklı olarak beğenmemiş. Çünkü iki kitap arasında fersahlarca fark olduğu düşünülmüş. İşte ilk paragrafta bahsettiğim, verdiğim doğru kararın nedeni bu. Ben de Fırtınaışığı Arşivi serisini okusaydım büyük ihtimalle Elantris'ten hiç keyif almazdım ve kitabın yukarıda bahsettiğim olumsuz yanları gözüme daha çok batardı. Üstelik bağışlayıcı da olmazdım sanırım. Eğer siz de sıkı bir Fırtınaışığı Arşivi okuyucusuysanız, sırf Brandon Sanderson yazdı diye bu kitabı okumayın. Hayal kırıklığı yaşamanız çok olası. Ha! Tabii siz sanki başka birinin kaleminden çıkmış gibi düşünerek, büyük beklentilere girmeyerek okuyabilirseniz şayet, kesinlikle keyif alacağınızı düşünüyorum. Umarım bu uzun yazıyı okurken sıkılmadınız Sule*! ;) *: Duladel dilinde "Arkadaş" anlamına gelir.
ElantrisBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2014789 okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.