SPOILER !!!
Puan vermedi·248 syf.··
2026 1. kitabı
Şermin Yaşar – Altı Harfli Bir Tatlı (2025, Doğan Kitap) Şermin Yaşar’ın Altı Harfli Bir Tatlı adlı romanını okudum. Çocuk kitaplarıyla tanınan, hayal gücü yüksek ve duygu dünyası güçlü bir yazarın kaleminden çıkan bu eser, sade anlatımı ve derin insan hikâyeleriyle oldukça etkileyici bir roman. Kitapta özellikle şu satırlar beni çok düşündürdü: “Tahsilliyiz belki, iyi okullarda okuduk, sözümona kültürlüyüz, yetiştirdik kendimizi, paramız var, yabancı dilimiz var, görgümüz var. Ama çaremiz yok. Bu gerçek. Hepimiz çaresiziz.” (s. 223) ve “Hepimizin yaraları var, kimse kimseden farklı değil. Ama anlamamız gereken şu: herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek, tenefüs ancak o zaman. Sen derdini çekmiş, dersini almışsın; şimdi artık ferahlama zamanı senin için.” (s. 233) Romanın merkezinde Meltem’in hayatı yer alıyor. Meltem çok zor bir çocukluk geçirmiş bir karakter. Annesi onu terk etmiş, babası başka bir kadınla evlenmiş ve üvey annesi Meltem’i istememiş. Bunun üzerine babaannesi ve dedesiyle büyümüş; ancak 10–11 yaşlarına geldiğinde bu hayattaki tek dayanakları olan babaannesi ve dedesini de kaybetmiş. Bundan sonra Meltem’in hayatı yatılı okullarda, yalnızlıkla ve mücadeleyle geçmiş. Hayatta ayakta kalabilmek için tek çarenin çalışmak olduğunu erken yaşta fark eden Meltem, azmetmiş ve başarılı olmuş; iyi sayılabilecek bir iş sahibi olmuş. Ancak bu başarı, onu işkolik birine dönüştürmüş. Hayatındaki sevgi ve aidiyet eksikliğini işine sığınarak telafi etmeye çalıştığı açıkça hissediliyor. Meltem’in evliliği de hayal ettiği gibi gitmemiş. Babaannesi ve dedesinin ilişkisine özendiği gibi, Mehmet’le kurduğu evliliğin de onu yalnızlığından kurtaracağını düşünmüş; ancak bu evlilik de başarısızlıkla sonuçlanmış. Daha sonra Fırat’la tanışması, Meltem için yeni bir umut kapısı olmuş. Fırat’ın hayalini kurduğu memleketinde bir bungalov otel açma fikriyle birlikte yola çıkmaları, hikâyeyi Kastamonu’nun bir köyüne taşıyor. Bu noktada Selime Teyze ile karşılaşıyoruz. Selime Teyze, hayata bambaşka bir pencereden bakan, acıyla yoğrulmuş bir karakter. Eşi Mustafa’yı kaybettikten sonra derin bir yas ve depresyon sürecine girmiş. Dört çocuğu var: Meral, Erkan, müteahhit eşi olan ve gösteriş düşkünü bir kızı (ismi romanda geçse de akılda kalıcılığı daha zayıf) ve en küçük kızı Yıldız. Mustafa’nın ölümünden sonra Selime Teyze’nin “ağzının tadı kaçmış” ve bu ruh hali, en çok Yıldız’ı etkilemiş. Selime Teyze, Yıldız’a yeterince annelik yapamadığını açıkça dile getiriyor. Çocukların her biri kendi hayat mücadelesi içinde. Meral, yalnız yaşayan, kendi bedeniyle ve hayatıyla barışık olmayan; estetik ameliyatlarla mutlu olacağını sanan bir karakter. Erkan, kötü bir evliliğin içinde sıkışmış, annesini seven ama eşiyle annesi arasında kalan, çaresiz bir adam. Müteahhit eşi olan kız ise tamamen gösterişe odaklanmış, yüzeysel bir hayat süren bir karakter. Yıldız ise tüm bu karmaşanın ortasında, tıpkı Meltem gibi “yalnız bırakılmış” bir çocuk. Annesi yanında olmasına rağmen, annesinin büyük buhranı nedeniyle görünmez durumda. Yıldız da tek başına mücadele ediyor, doktor oluyor; fakat çocukluğunda yaşadığı kırgınlıkları iliklerine kadar taşıyor. Fırat tapu işleriyle uğraşırken Meltem ile Selime Teyze ilk kez baş başa kalıyorlar. Asıl hikâye ve asıl paylaşım da bu noktada başlıyor. İki kadın birbirini yargılamadan dinliyor, anlıyor ve kabul ediyor. Meltem’in Selime Teyze’ye “isterse çocuklarının yanına dönebileceğini” söylemesi, romanın en güçlü ve insani anlarından biri. Romanın sonunda Meltem ve Fırat için umut dolu, mutlu bir başlangıç yapılıyor. Ancak Selime Teyze’nin çocuklarıyla yeniden bir araya gelmesi, bu buluşmada kimin ne tepki verdiği gibi detaylar bilinçli olarak muğlak bırakılmış. Yazarın bu kısmı açık bırakması bir tercih; fakat şahsen bu yüzleşmeye de değinilmesini isterdim. Genel olarak Altı Harfli Bir Tatlı, her insanın kendi yükünü taşıdığını, herkesin bir şekilde “derste” olduğunu ve hayatın acılarına rağmen şefkatle birbirini dinlemenin ne kadar iyileştirici olabileceğini anlatan çok sıcak bir roman. Aynı zamanda büyüklerimiz ve sevdiklerimiz hayattayken onlara daha fazla değer vermemiz, sarılmamız ve geç kalmamamız gerektiğini de bir kez daha hatırlatıyor. Benim için duygusu güçlü, ders çıkarılabilecek ve uzun süre etkisi kalan bir kitaptı.
İnceleme
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
·
1 +1'leme
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.