Puan vermedi·755 syf.····Okunma: 07 Ocak 2026 12:05 Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza Alexandre Dumas ve onun “ Üç Silahşör” kitabı ile geldim.
Küçüklüğümüzden beri bu kitabı biliriz ve kısaltılmışını yani çocuklar için olanını eminim ilkokul sıralarında okumuşuzdur. Yetişkinler için olanı HAY klasiklerinden ve 700 küsür sayfadan oluşuyor ama kitap tabiri caizse sullar seller gibi akıp gidiyor. Ben kitabı, günde ortalama 100 sayfa okuyarak 7-8 günde bitirdim.
Kitap,Athos,Porthos ve Aramis adında kralın şövalyelerine, kitabında ana karakteri olan D’Artagnan adında genç ama çok gözü kara ve becerikli bir gencin katılmasıyla oluşan arkadaşlık grubunun başlarından geçen olayları aşk, savaş, ihanet ve sadakat perspektifinde değerlendirmeleriyle oluşuyor. Siyasi iç hesaplaşmalarda arada kalmaları ve maceradan maceralara koşmaları da cabası. Ayrıca aşkın nelere kadir olduğunu, intikamın gerçekten soğuk yenen bir yemek olduğunu 700 küsür sayfalık bu kitapta açıkça görüyoruz. Kitapta sayfalar sayfaları kovalıyor diğer sayfaya geçmek için can atıyoruz.
Kitap o kadar akıcı ki bir Fransız olan Dumas’tan beklenmedik ölçüde akıcı. Yani Monte Cristonun, Siyah Lale’nin yazarı Dumas bize Fransa’nın her sokağını ezberletmeden, kitaptaki savaşların en ayrıntısına kadar anlatmadan bu kitabı bitiriyor. Bu beni çok şaşırttı. Alt bilgi okumayı sevmeyenler, fazla ayrıntı ve betimlemelerden sıkılanlar için gayet sevindirici bir haber bu. Ben ayrıntı ve alt bilgi sevdiğim için çok mutlu olmadım ama üzülmedim de.
Son olarak spoiler vermeden bir karakterden daha bahsetmek istiyorum. Adı Milady. Dumas öyle bir karakter yaratmış ki cehennemin en derinlerindeki şeytanlara taş çıkarır cinsten. Kitabı okurken bu karaktere dikkat edin çünkü size bile kötülük yapabilir.
Okurken heyecanlandığım,üzüldüğüm, mutlu olduğum bir sürü duyguyu yaşadığım bu kitabı sizlere de tavsiye ediyorum. Herkese keyifli okulamalar..