Puan vermedi·339 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ocak 2026 12:06 Kendini “Ne romancıyım, ne şair, ne tarihçi. Sadece dürüstüm, çok okudum, çok düşündüm.” Cümleleriyle tanıtıyor Cemil Meriç. Kitabı okuyup bitirdikten sonra tekrar otobiyografisine dönünce bazı noktalar daha anlam kazandı benim için. Öncelikle iyi ki kütüphanemde bulunmasına rağmen daha önceden okumamışım da şimdi okumuşum. Belki de hiç anlamayacaktım, öylesine okunmuş olacaktı. Ama şimdi hiç değilse anlamlandırabildiğim, algılayabildiğim meseleler var.
Çok derin katmanları olan, çok derin meseleleri içeren bir kitap Bu Ülke. Cemil Meriç’in hayatı boyunca içerisinde yer aldığı bu arayış sürecinde gözlemlediklerini, edindiği bilgileri okuyoruz. Avrupa’nın, Batı dünyasının nasıl sinsi sinsi, hatta bazen göstere göstere içimize sokulduğunu okuyoruz. 1789 Fransız İhtilali'nin etkisiyle birlikte milli birliğimizi bozan, bizi medenileştirme, çağdaşlaştırma adı altında batılılaşmaya mecbur bırakan ‘izm’lerin, ideolojik akımların ve edebi eserlerin, ‘aydın takımının’ yaptıklarını görüyoruz. Avrupa kılıçla kazanamadığını fikirle yapmış. Demokrasi demiş, hürriyet naraları atmış, siz biraz geride kalmışsınız demiş, bizim birliğimizi bozmuş ama sözümona aydınlar bunları hiç anlamadan etmeden halka kabul ettirmeye çalışmış. Şimdilerde olduğu gibi… O çok övülen, fikirlerini tüm dünyaya mâl etmeye çalışan Avrupalı düşünürler Türkleri ve Müslümanları nasıl yererek üste çıkmaya çalışmış bunları okuyoruz.
Temel nokta şu: Tarihini unutmayacaksın, birliğini korumak için önce ülkeni düşmanlara karşı müdafaa edeceksin. Kendi insanından utanmayacaksın, halkını benimseyecek ve ona göre hareket edeceksin. Kendi ülkene ve irfanına göre ideoloji oluşturacaksın. Batı’dan gelen hazır elbiseyi giymeyeceksin. Kendi dilini iyi bileceksin, dilinin inceliklerini iyi özümseyeceksin. Kavramlarını iyi seçeceksin ve ona göre eser oluşturacaksın. Seni nasıl dinsizliğe, ahlaksızlığa, vicdansızlığa götürmeye çalıştıklarını fark edeceksin. Olan bu çünkü bize İslamiyet’i unutturmaya çalıştılar yüzyıllardır. Batı’da dinsizlik, yükselen sınıfların içinde olmak demekti diyor Cemil Meriç. Onlar için ilerleyişin yolu dinsizlikten geçiyordu. Bizi de Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren bu oyunun içerisine dahil etmeye çalıştılar. Hâlâ daha 21. yüzyılda bunu sürdürmeye çalışan sözde aydınlarımız var. Hepsinin arkasına bir bakıyorsun, Ya Türk değil ya da Müslüman. İşte bunlara dikkat edeceksin, tecessüsü elden bırakmayacaksın ama her düşünceye de saygılı olacaksın diyor. Gerçek entelektüel olmak demek budur.
Gerçekten çok feyizlendim, bir kere okunmayla olmaz zaten. Tekrar tekrar okumalıyız ki bunları unutmamalı ve ona göre yol almalıyız. Sırada Jurnal'i okumak var. Balzac'ı, Kemal Tahir'i ve daha birçok referans aldığı kaynağı inceleyip okumak var. Yolumuz uzun :)