Kitabı araştırırken ilk önce kitabın adı ilgimi çekti ve kitap kapağında da yazdığı üzere Ela Gözlü Pars Celile Nâzım Hikmet’in annesi, Yahya Kemal’in sevgilisi, Osmanlı’nın ilk kadın nü ressamı.
Kitap zamansal olarak ileri ve geri zaman dilimini anlatmakta. İlk olarak 1950 yılından dan kitaba giriş yapılıyor ve Celile' nin durumunu anlatıyor. Hemen ardından 1902 yılına geçiş yaparak Celile' nin Selanik de ki aile yaşamı, hamileliği, eşi Hikmet Bey ile olan fikir farklılıkları nı anlatıyor.
Celile ve eşi Hikmet Bey Osmanlı’nın son dönem ünlü devlet adamlarının soylarından gelen kişilerdir. İkisi de aile olarak birbirlerine uyumlu olsalarda Celile hiç bir zaman eşinin fikirlerini kendi fikirlerine uyumlu görmedi ve en sonunda kendi fikirlerine uygun Yahya Kemal ile tanıştı ve sevgili oldu. Yahya Kemal aynı zamanda oğlu Nâzım Hikmet' in öğretmeni idi. Zamanla Nazım bu ikili arasında ki yakınlaşmaya sezer ve öğretmeni Yahya Kemal’in cebine bir not bırakır. Nazım'ın burada ki baş kaldırısı Celile için bir farkındalık olur oğlunun böyle bir duruma bile netice itibari ile hiç bir zaman olumlu bakmaması halinde olayların seyrini değiştirir.
Celile oğlunun taa ilk yaşlarından beri başkaldıran, haksızlığa sessiz kalmayan tarafını sezdiğinden ötürü bu huyunun onun başına çok işler açacağının bilincindedir fakat elinden de bir şey gelmemektedir. Ki zaman ilerledikçe Celile' nin de korktuğu başına gelmiştir 13 yıl hapiste yatan oğlunun 60 yaşına gelene kadar peşinden koştuğunu bir anne yüreğinin verdiği çabayı okumak çok da etkiledi. İtiraf etmek gerekirse kitabı ilk aldığımda Celile'nin aşk hikayelerini okuyacağımı düşündüm ama ilerleyen sayfalarda tarihe ışık tutan bir çok olayı okumak ve Osman Balcıgil' in dipnotlarını okumak hoşuma gitti.
Ayrıca kitabın başında gerçek kişilerden ve tarihi olaylardan esinlenilmiştir cümlesine dayanarak Yahya Kemal' e de değinmek istiyorum, bu kadar korkak, sadece ve sadece kendini düşünen bir şair daha bilmiyorum. Celile hapiste olan oğlu için af yardımı diliyor Yahya Kemal'den çünkü o zamanlan Yahya Kemal mecliste milletvekili fakat cevap gelmiyor daha sonra Nazım'ın hapisten çıkması için imza toplanıyor ve Yahya Kemal beni bu işlere bulaştırmayın diyor. Bunun üzerine Celile bir zamanlar aşkından yuvasını yıktığı adam için şu cümleyi kurmuştur. "Değmez ki!" Etrafında ki herkesin hatta dünya çapında ki insanların dahi Nâzım için seferber olduğu bir konuda Yahya Kemal'in vurdumduymazlığı benim açımdan onun insanlığını sorgulattı.
Kitap Nazım'ın şiirleri ile zenginleştirilmiş ve onun şiirlerini anlayabilmek için önce onu anlamamız gerekiyor. Ve tabi dönemi anlayabilmek, kitabın sürükleyiciliğini yakalayabilmek için de tarih bilginizi biraz tazelemeniz gerekiyor.
Celile’yi özetlemek gerekirse; ayakları yere basan, özgürlüğe aşık bir kadının hikayesini okuyorken başlarda, sonrasında oğlu için savaşan bir annenin feryadıyla sarsılıyoruz. Tam bir ana yüreği azmi.
Her şeyi bir kenara bırakırsak da müthiş bir tarih bilgisi içeren kitap olmuş bu duyguyu yakın zaman da okuduğum Hikmet Hükümenoğlu' na ait Harika Bir Hayat romanında hissetmiştim tek fark burada biyografi tamamen gerçek kişiler, Hikmet Hükümenoğlu' nun kitabın da ise kişiler kurgusal ama tarihi olaylar gerçek. Her iki kitapda da roman okumuyor tarihe tanıklık ediyorsunuz. Bu da size tarihe araştırmaya sevk ediyor.
Harika Bir Hayat kitap incelememe de buradan ulaşabilirsiniz. #291544617
Keyifli okumalar.