Puan vermedi·72 syf.··
2026 8. kitabı
Cihaza bağlı bir şekilde yaşayan bir kadının, belki de hayatla olan bağı, kurduğu hayalleridir kim bilir. Yazdığı er*tik hikâyelerle dokunamadığı tenlere, soluyamadığı gecelere yaklaşıyordur belki de. Her cümle, ona yabancı ama özlediği bir dünyanın kapısını aralayıp, arzunun ve temasın yalnızca hayalden ibaret olmadığı bir dünyayla bağ kurma çabasıdır bu diye düşünüyorum. Kitabın içindeki karakteri okurken asıl kazancının, kendi içindeki canlılığı diri tutmak olduğunu göreceksiniz. Yer alamadığı bir hayatı, sözcükler ve hayallerle takas ediyor anlatıcı. Ağır kas hastalığı ile doğan birinin dünyayla tek iletişim ağının, dijital bir ekran olduğu satır aralarında, içinde olmadığı ama olmayı istediği bir dünyanın renklerini resmetmiş yazar. Bunu da kestirme yoldan değil, sert fırç darbeleriyle yapmış. Okurken omurganız biraz daha eğilip bükülecek. Anlatıcının isteklerine dair cümleleri okurken size biraz sert gelebilir ama insan içinde olmadığı bir dünyanın her halinin hayalini kuruyor olsa gerek. Sevilmek, arzu edilmek, özlenmek, kırılmak ve umut etmek herkesin hakkıdır. Çünkü insan olmak bir bütündür tüm duygularıyla. Toplum çoğu zaman bedene bakıp kalbi unutabilir, oysa kalp yürür, koşar, dokunur, hisseder. Hiçbir engel ona sınır koyamaz. İnsan, hangi koşulda doğarsa doğsun, yalnızca hayatta kalmak değil, bütün duygularla yaşamak ister. Çünkü insanı insan yapan şey bedeninin gücü değil, hissetmesidir diye düşünüyorum. Bu tarz hikayeleri okurken çoğu insan oturduğu kanepeden yorum yapar. Fakat gerçek anlam, onun oturduğu yerden baktığımızda anlaşılır.
KamburSaou Ichikawa · Beyaz Baykuş Yayınevi · 2025517 okunma
·
214 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.