Empusyon, Olga Tokarczuk'un Nobel ödülü aldıktan sonraki ilk kitabı. Herkes aslında bu kitabın nasıl olacağını merakla bekliyordu. Nobel'den sonra yine aynı güzellikte yazabilecek mi?
Kahramanımız bir verem hastası ve sırf verem hastalıkları için özel olarak kurulmuş "Beyler İçin Konukevi"ne iyileşme umuduyla yola çıkıyor. Kendisi gibi verem hastası olan ve orada konaklayan ve tabii ayrıca tedavi olan insanlarla bir araya geliyor. İçlerinde yaşlısı da var, genci de... Sadece beylerden oluşan bu yerde, hastaların sohbetlerine eşlik ediyoruz. Hayat hikayelerine şöyle bir değinilip geçiliyor.
Erkeklerin masa etrafında konuştukları konular ise siyaset, dünya, felsefe, savaş, hayat ve tabii ki kadınlar; pardon kadınların düşük ve gereksiz bir insan profili olması! Kadınlar hakkında konuşulanlar genelde onların güçsüz, zayıf varlıklar olduğu, cadı, büyücü, erkekler kadar önemsenecek meziyetlerinin olmadığı gibi aşağılayıcı ve kadın varlığını reddedici şeyler. Bir hastalıkla boğuşurken, belki de en zayıf anlarında bile karşı cinsi zayıf görmek, önemsizleştirmeye çalışmak büyük bir ironi... Bu kadın düşmanlığı çabalarının altında psikolojik olarak bir sürü ayrıntı bulunabilir. Ama bize gereken bilgi verilmiyor, zaten amaç da 'erkeklerin kadınlardan niye bu kadar nefret ettiklerini bulalım', değil.
En nihayetinde dünya üzerinde bulunan herkes kendi bireysel doğrularıyla yaşayıp gidiyor. Varsın onların kafalarında erkekler üstün olsun...Bir kadın olarak benim için hiç sorun yok; bir erkeğin kendini yüceltmek için kadınları aşağılaması gerekiyorsa, onun için sadece üzülebilirim. Ama konumuz bu da değil!
Hikaye bu yerin tasviri, oradaki insanların diyalogları ve o yörede geçen bazı gizemli ve gerilimli (!) olayları anlatıyor. Gerilim kısımları da o kadar gerilimli mi, tartışılır. Kahramanımızın hayat hikayesine girip çıkıyoruz ara ara, ona üzülmek ile şefkat duymak arasında bir yerlerde okuyoruz hikayeyi. Güzel cümleler, güzel tasvirler var kitapta ama bütün olarak baktığımda "Yakup'un Kitapları" eserinde bulduğum o derinliği maalesef bulamadım. Hatta sonunu getirmek için kendimi zorladım denebilir.
Bu Olga'dan vazgeçtiğim anlamına gelmiyor, diğer kitaplarını okumaya devam ediyorum. Bakalım onlar nasıl çıkacak? Benim için bu kitap, yazarın derinliğine göre çok vasat kalmış.
Benim yorumlamam bu kadar :)