Piraye, romantik bir aşk hikâyesi gibi sunulsa da kadın hakları açısından bakıldığında eşitsiz bir ilişkiyi romantize eder. Piraye’nin sevgisi fedakârlıkla, sabırla ve susmakla tanımlanır; bu da kadının kendinden vazgeçmesini normalleştirir. Erkek karakterin belirsiz ve baskın tavırları “aşk” adı altında meşrulaştırılır. Oysa kadın hakları perspektifinde sevgi; beklemek, katlanmak ya da ikinci plana atılmak değildir. Piraye, kadınlara şunu hatırlatır: Sevilmek için acı çekmek zorunda değilsin. Eşitlik olmayan yerde aşk da yoktur.