842 sayfayı 10-11 günde okumama rağmen 1 aydan fazla süredir kitabı elimden bırakamadım. Altını çizdiğim, beni etkileyen o kadar çok satır vardı ki, bir noktada alıntıların hepsini paylaşamayacağımı fark edip aralarından seçerek paylaşıp kitaptan ayrılmaya karar verdim :)
Roman gayet akıcı olsa da, tavsiyem benim gibi hızla okumayıp, sindirerek zamana yaymanız yönünde. Çünkü bu roman sadece bir kaçağın otobiyografisi olmaktan öte, hayata, insana ve insanlığa dair güçlü felsefi tespitleri olan, içinizde Hindistan'a gitme isteği ve merakı oluşturacak, Lin karakteriyle birlikte yeraltı dünyasına, yoksulluğa, aşka, ihanetlere ve dostluğa karışacağınız, karakter derinliği çok yüksek, atmosferi olağanüstü canlı, suç ve ahlak üzerine oldukça düşündürücü bir kitap.
Bombay bir şehir değil, başlı başına bir karakter. Gürültülü, kalabalık, kaotik, yoksul ama bir o kadar da merhametli. Anlatım o kadar iyi ki şehir hatta tüm ülke bir film izler gibi gözünüzde canlanıyor.
Bu kitap herkes için değil; ama doğru zamanda okuyan için insanın içine yerleşen türden bir etkileyiciliğe sahip. Çünkü kaçıştan çok kendinle yüzleşmeyi, özgürlükten çok bedel ödemeyi anlatıyor. Shantaram, iyi ve kötüyü net çizgilerle ayırmıyor. Herkes gri. Herkes insan.
Bu romanın bende bıraktığı baskın his şudur: İnsan en çok kendinden kaçarken yoruluyor.
ShantaramGregory David Roberts · Artemis Yayınları · 20242,079 okunma