·136 syf.····Okunma: 16 Ocak 2026 23:36 Yemin ediyorum Ayyyyyyy diye çığlık atacağım. Ahaha şaka şaka kitabı sadece işyerinde molalarda okuduğum için ancak bugün bitirebildim. Yoksa tek günde bitecek kadar akıcı bir kitap. Uzun zamandır bu kadar durağan gözüküp ne yapacak bu geri… şey Nat. diyerek devam ettiriyor kendini. Buradan sonra spoiler işin içine gireceği için kitabı okumayı düşünüyorsanız devam etmeyin.
Anlatım gerçekten su gibi, sade. Bir kadının taşradaki psikolojisi içerisinde adım adım geziyorsunuz. Taşranın sosyolojik anlatımı, herkesin her şeyi anında duyması ve yabancılara aşırı tepki vermesi vs. çok iyi çıkarımlar. Anlatımın şu gibi olmasında çevirinin de çok büyük payı var tabii. Bu kitabı tavsiye eder miyim? Kesinlikle ederim ama baştan söyleyeyim çok sinirleneceksiniz.
Her şey Nat ismindeki kadının bir kasabaya gelmesiyle başlıyor. Tüm hikayelerde olduğu gib ya bir yolculuk, ya da yeni bir yere geliş. Kitap baştan sona bana Dogville hissi verdi. Bu kasabanın ismi ise La Escapa, yani kaçış. Ana karakterimiz ise geçmişinden kaçarak La Escapa’ya geliyor. Ben kasaba isminin çok iyi olduğunu düşünüyorum, çünkü ismi kaçış olan bir yerin aslında psikolojik bir hapishane olması çok etkileyici. Novella 3 bölümden oluşuyor. 1. Bölümde Nat’ın kasaba insanları ile tanışması ve onlardan özellikle kendine iyi davrananlara karşı güvensizlikleri ile başlıyor. Ev sahibinden ise tiksiniyor. Bu arada Nat “Hayır” kelimesini özellikle kendine kötü davranan insanlara karşı bilmeyen bir kadın. Bu giriş bölümünde aynı kendisine teslim edilen köpek gibi Nat da yabancı, ürkek, öfkeli. İşte bu nedenle tek tam anlamıyla güvenebildiği insan ilk bölümün sonunda uzun zamandır bir kadınla birlikte olmadığı için çatısını tamir etme karşılığında, kısa süre içine girmek isteyen Alman lakaplı adam.
2. Bölüm ait hissetme. Nat, Alman’ın teklifini bir kez olması şartı ile kabul ediyor ancak adamın birliktelikten sonraki ilgisiz ve umursamaz tavırlarının neticesinde adamı merak etmeye başlayarak onu takıntı haline getirmeye başlaması ve takıntının ritmik olarak artması ki, bu uzun bölüm aşırı rahatsız edici. Burada köpek de Nat’a alışmış durumda.
3. Bölüm ise terk edilme ve dışlanma üzerine. Beni en çok etkileyen sahne köpeğin zarar verdiği kızın annesi ile Nat’ın konuşması. Kadın, ona iyi davranınca şaşırıyor hatta kadın bu rahatsızlık karşısında “istesek polise seni şikayet eder ve ceza almanı sağlardık rahat ol!”demesinin üstüne Nat aşırı rahatsız olarak kaçıyor.
Bu arada Piter Nat’a tek iyi davranan karakter olmasına rağmen Nat’ın gerginliğini o kadar alıyorsunuz ki ulan kesin bu hıyardan da bir şey çıkacak diyorsunuz.
Bu arada son çıkarımım kadın bir çevirmen, ancak Alman’la birlikte olmaya başladıktan sonra çeviri yapamıyor. Bu ilişkinin kadını kendine yabancılaştırması, dilini bilmediği bir ilişki içerisine girmiş olması sonucu gerçekleşen bir durum olduğunu hissettim.
Sevgilerimle