·376 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ocak 2026 01:47 Düşük beklentiyle başlamıştım ama kitap beni nasıl da yanılttı. Bir kere ilk kitabın finalinden sonraki sürecin üstüne düşülmesine şaşırdım. Yazar sallar geçer diyordum ama gayet önem vermişti bu konuya. Sophie'nin ve annesinin yaşadığı travmayı güzel yansıtmıştı.
Sonra kitap müthiş tempoluydu. Bu sefer aksiyonlar daha özenli yazıldığı için yaşananlar saçma da gelmedi. Büyük sırlar, ters köşeler derken su gibi akıp gitti kitap. Benim 6 günde bitirdiğime bakmayın, ilk bölümü okuduktan sonra kitabı günlerce elime alamadım. Yoksa toplasanız 2 gün bile değildir okuma sürem.
Pek tabii en çok hoşuma giden aşk üçgeninin başarıyla işlenmesi oldu. Yazardan umudum yoktu ama bu konuda da beni şaşırttı. Hani böyle kitaplarda esas erkeğin bir anda dönüşüm geçirip kötü biri olması ve çat diye harcanması olayı vardır ya, onu hiç sevmem mesela. Ama burada yazar durumu çok iyi ele almıştı. Nic ilk kitaptan beri ailesini her şeyin önünde tutan biriydi zaten. Bu kitapta da bu yönünü daha net gösterdi. Luca ise tam tersi, aklına yatmayan konularda ailesiyle ters düşmekten çekinmeyen biriydi ki yaptıklarıyla yine sevdirdi kendisini. Hele Sophie ile aralarındaki uyum... Ergen atışmalarını bile sırıtarak okudum, o kadar diyeyim.
Finalde de yine içim kıpır kıpır oldu. Ortalama bir seri olacak derken yazar gönlümü fethedip çıkacak sanırım ama dur bakalım.