DÜŞÜNCE ATÖLYESİ:
Hakikatin Tersyüz Edilmesi Ve İlahi Uyarı:
Hakikatin Tersyüz Edilmesi, İnsan Ruhunda Ve Toplum Düzeninde Derin Yaralar Açan Bir İhanettir.
Bu Sadece Bireysel Bir Sapma Değil; İnsan Fıtratına, Topluma Ve Nihayetinde Medeniyetin Omurgasına Vurulan Ağır Bir Darbedir.
İyiyi Kötü, Kötüyü İyi Göstermek Basit Bir Dil Oyunu Değil; Varoluşun Özüne Karşı İşlenen En Büyük Suçtur.
Çünkü Hakikati Çarpıtmak, İnsanın İçsel Pusulasını Bozar, Işığı Karanlığa Karıştırır Ve Değerlerin Anlamını Yitirir.
Bu Çarpıklık, Bireysel Körlüğün Ötesinde, Toplumsal Bir Çürümenin De Başlangıcıdır.
Nitekim Kerim Kur’an’da Rabbimiz Şöyle Buyurur:
Bismillahirrahmanirrahim
“Ona (İnsanın Nefsine) Kötülük Ve İyiliği İlham Edene Yemin Olsun Ki, Nefsini Arındıran Kurtuluşa Ermiştir. Onu Kirletip Kötülüklere Gömense Hüsrana Uğramıştır.”
(Şems Suresi: 8, 9, 10. Ayetler)
Bu Ayetler Bize Şunu Çok Net Söylüyor:
İnsan Fıtratına Allah Tarafından Hem İyilik Hem De Kötülük Potansiyeli Birlikte Yerleştirilmiş. Yani İnsan Doğuştan Ne Melek Ne De Şeytandır; Seçim Yapan, Ayırt Edebilen Bir Varlıktır. İşte Tam Burada Hakikatin Tersyüz Edilmesi Devreye Giriyor.
İnsanların Bu Ayırt Etme Kabiliyetini Sistematik Olarak Bozmak, İyiyi Kötü, Kötüyü İyi Gibi Göstermeye Çalışmak, Fıtrata Yapılmış En Büyük Müdahaledir.
Modern Dünyada Bunun En Bariz Örneklerini Yaşıyoruz.
- Zulmü “Güç” Ya Da “Güvenlik” Diye Pazarlama...
- Açgözlülüğü “Başarı” Ve “Özgürlük” Diye Süsleme...
- Aşırı Tüketimi “Mutluluk” Diye Sunma...
- Ahlaki Sınırları Kaldırmayı “Özgürleşme” Diye İsimlendirme...
Örnekleri Çoğaltabiliriz...
Bütün Bunlar Aslında Nefsin Tezkiye Yolunu Tıkamak, Onu Kirletip Gömmek Anlamına Geliyor.
Kur’an Bu Tehlikeye Karşı Başka Yerlerde De Çok Net Uyarılar Yapıyor.
Mesela:
“Onlara: ‘Yeryüzünde Bozgunculuk Çıkarmayın’ Denildiğinde, ‘Biz Ancak Islah Edicileriz!’ Derler. Dikkat Edin! Asıl Bozguncular Kendileridir, Fakat Farkında Değillerdir.”
Bakara Süresi: 11-12. Ayetler
İşte En Tehlikeli Nokta Burası:
Kendisini Islahçı Zanneden Bozguncu. Hakikati Tersyüz Edenlerin Çoğu Kötü Niyetli Değildir Bile; Çoğu “Doğru Yaptığını” Sanır. Bu Da İşin En Korkunç Yanıdır.
Yine Eski Ahit’te İşaya peygamber şöyle der:
“Kötüye iyi ve iyiye kötü diyenlerin, karanlığı aydınlık, aydınlığı karanlık yerine, acıyı tatlı, tatlıyı acı yerine koyanların vay haline. Zira bu yüzden Rabbin öfkesi kullarına karşı alevlenir.”
Tevrat: ( İşaya ) 5: 20
Son Olarak Şunu Eklemek İsterim.
Hakikati Korumak, Sadece Doğruyu Söylemekle Bitmez. Aynı Zamanda Yanlışı Yanlış Diyecek Cesareti Göstermek, İyiliği Güzel Göstermekten Vazgeçmemek Ve En Önemlisi Kendi Nefsimizi Sürekli Muhasebe Etmekle Devam Eder.
Çünkü En Büyük Hakikat Çarpıtması Bazen Dışarıda Değil, İnsanın Kendi İçindedir.
Ezcümle:
Bu İlahi Beyan, İnsanın İçsel Pusulasına Hem İyilik Hem De Kötülüğün İlham Edildiğini Açıkça Ortaya Koyar.
Hakikati Tersyüz Edenler, Yalnızca Bireysel Bir Kayıp Yaşamakla Kalmaz; Aynı Zamanda Toplumsal Bir Felaketin De Zeminini Hazırlar.
Hakikati Çarpıtmak, İnsanlığın Kurtuluş Yolunu Kapatan Ve Hüsrana Götüren En Büyük Tehlikedir.
Selâm Ve Duâ İle Muhabetle Esen Kalın...