·272 syf.····Okunma: 18 Ocak 2026 14:42 İskender Pala’nın okuduğum ilk kitabı. Hikayesi iyi ama kurgusu iyi değil. Birbirine kavuşamayan iki aşığın hikayesini anlatıyor. Bahşı roman boyunca bıkmadan usanmadan sevdiğini ararken, yaşadığı tutkusu bir yerden sonra takıntılı bir aşka dönüşüyor. Bu süreçte yanında olan Gunala, Bahşı’nın aşkını bildiği ve Bahşı tarafından reddedildiği halde asla vazgeçmeyip, takıntılı bir şekilde ömrünü ona feda ediyor. Kaknusia’nın sığındığı İshak ise, Bahşı’yı öğrendiği halde sırf Kaknusia’ya olan aşkından türlü oyunlarla Bahşı’yı Kaknusia’dan uzak tutuyor. Böylece bir sarmala dönüyor. Ayrıca olay örgüsü boyunca Kaknusia’nın duygularına yer verilmemesi eksiklerden bir tanesi.
Kaknusia Bahşı’dan haberdar olup İshak’ı seçseydi ya da Bahşı kendi iradesiyle Gunala’yı seçseydi gerçek aşk orada başlayabilirdi. Ama bu haliyle şizofrenik takıntılı bir durum gibi geliyor bana.
Bu hikaye çerçevesinde arka planda Osmanlının o dönemini güzel yansıtmış. Hem tarih hem de Türk filmi tadında romantik aşk hikayesi sevenler için güzel bir kitap.