Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 06 Mayıs 2018 18:03 Arkadaşımın kitaplığından ödünç aldığım kitap.. Aslında kitabı okumaya başlarken dili ağır mı anlar mıyım diye düşündüm. Akıcı ve anlaşılır olması çok hoşuma gitti. Zira dili ağır olan kitaplardan bilmediğim kelimeler fazla olunca ne okuma şevki kalıyordu bende ne de kitabı bitirme isteği. Kadın olmanın, mücahide olmanın dindeki yeri ve önemini anlatıyor kitap.. Okuduktan sonra bana çok çok şeyler kattı.İlim kattı.. Bilmediğim ya eksik ya da yanlış bildiğim çoğu şeyi öğrendim diyebilirim..
Kitabı okurken - kitabın ortalarına geldiğimde - almaya başladığım notları buraya koyuyorum..
*Kolay kolay bir kadın, kaynanasına veya kaynatasına hizmet etmekten bıktığını söylemez. Asıl şikayet konusu, büyüklerin kendilerine sunulan hizmeti yasal bir hak gibi görüp teşekkür etmeyi gerekli görmeyişinden kaynaklanır. - bunu hayatın her köşesinde yok mu aslında! Teşekkür etmiyoruz, minnet etmiyoruz yapılan yardıma ya da iyiliğe karşı.. Bu da tahammülsüzlüğü, isteksizliği ya da boş vermişliği beraberinde getiriyor.-
* Teşekkürü gerek görmemenin zamanla zulmü mubah görme sonucu da oluşmaktadır.
* Anne babanın hizmet ihtiyacının karşılanmaması eğer gelinlerin rızası ile olabiliyor, onlar da bunu teşekkür ile takdir ediyorlarsa bu muazzam bir nimet olarak şükür gerektirecek bir durumdur.
* Erkek, kendisine ait bir görevi kimseye yükleyemez.
* Nikah akdi esnasında böyle bir özel kural üzerine ittifak sağlanmadığı sürece, kadına evinde ikinci kişilerle yaşama mecburiyeti getirilemez. Talak süresinin 6. ayeti evlenilen kadınlara özel ev verilmesini açıkça emretmektedir.
* Bin hata ederiz ama bir kere dinimizi kendimize göre şekillendirme gafletine düşemeyiz.
* Yaşlı ana babalar da , yaşadıkları zamanın onların çocukluk zamanı olmadığını, kimsenin çocuğunu kendine hizmetçi tutmadıklarını, hesabı sorulmayacak bir fesadın hiçbir insana verilmediğini bilmelidirler.
* Kadın veya erkek hepimiz kuluz, birbirimize muhtacız. İyiliğimize, duamıza, maddi desteğimize muhtacız.
* En gergin anlarında bile Kur'an ayetlerinin durdurabildiği erkekler ve kadınlar oluncaya kadar kat edeceğimiz mesafe pek uzun olmayacaktır. Allah'ın kitabı bizim hem hızımız hem de frenimiz olmalıdır. İman bunu gerektirir.
*Kısaca evlerimizin cennete köprü olacak evlere dönüşmesi kadınsız mümkün değildir.
* Aşkta bedenlere ve zevklere hitap vardır. Sevgi iste gerçekleri görüp anlayabilen beyinlere hitap eder. Aşık olanla seven arasında günübirlik ile sürekli olan arasındaki fark vardır. Aşk hep isteyendir. Seven ise istemeden önce vermeye hazır olandır.
* Tesettür tam anlamıyla korumadır. Bu koruma, kadının erkeğin bakışından korunmasıdır. Bunu sağlayamayan kıyafetin tesettür olarak isimlendirilmesi sonucu değiştirmeyecektir.
* bir iki örnek derken bugün, yanlış doğrunun yerin, almış ve doğruyu sorgulamak bile itilmeyi gerektirir durum olmuştur.
* Ezeli düşmanımız, İblis'in insana karşı ilk hamlesi de kadın ve erkek olarak sonuçlarını izlediğimiz ve cennetten çıkarılma ile sonuçlanmış süreçtir.
* İnsanlığın unutulmasını iki şekilde kullanmamız mümkündür. Birincisi, insan olduğumuzu unutmamızdır. İkincisi de, insanlığın gerektirdiği fazilet sahibi olma zorunluluğunu unutmamızdır.
* Sabır ve vefa, bugünkü neslin insanlığı ispat edebileceği ilk iki basamaktır. Sabırsız aile ilişkileri, sabırsız eşler, sabrı tükenmiş anne babalar için insanlığın sürdüğünü nasıl iddia edebiliriz?