Şarkılarını severek dinlediğim Hüsnü Arıkan’dan okuduğum ilk kitap.
Son zamanlarda, tanıdığım yönleriyle hayran olduğum kişilerin çok da bilmediğim “yazar” yönleriyle tanışmak, sevdiğim edebiyat yönleriyle de onları görebilmek adına keşifler yapmayı sevdim. Hüsnü Arıkan, bu yönelimde okuduğum üçüncü yazar. Hayal kırıklığı yaşadım mı, hayır ama belki de bundan öncekilerde beklentimin çok üzerinde keyif almış olmam sebebiyle beklentimin altında kaldı.
Uyku, Pangloss Karşıtları isimli bir internet sitesine gördüğü rüyaları yazan Müdür Bey’in bu örgütün suçlarına ortak olarak tutuklanıp, 16 yıl uyutulması ile başlıyor…
Kitap ilk sayfalarında bir roman gibi düşündürse de sonuna kadar ki tüm sayfalarında ruhsal bir analiz, derin düşüncelere fırsat veren satırlar okuyoruz. Özgürlük, adalet, arkadaşlık,siyaset, aile… Hepsi de düş ve gerçeklik sınırında öyle dengede anlatılıyor ki bu açıdan “fantastik-bilim kurgu” sevmeyen bir okur olarak benim için okunur oldu.