Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
21 Nisan 2025
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 2008
Yayınevi:
Sia Kitap
ISBN:
9786256685383
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
🩵 Ne doğrudan bir anlatı, ne de klasik bir kurgu… Uyku, sezgiye yaslanan; olup bitenden çok seninle birlikte değişeni anlatan bir metin. Keçilerin konuştuğu, zamanın kimi yerde durduğu, kimi yerde kendi kuyruğunu kovaladığı bir dünya bu. Kim bilge, kim yolda? Kim yol, kim yolcu? Her şeyin ve herkesin anlamı değişiyor sayfalar ilerledikçe. Masalsı bir hava, evet; ama alttan alta sarsıcı bir gerçeklik de hep orada: Vicdan, adalet, ahlak, inanç, aşk, ölüm… İç içe geçmiş, çözülmeden sunulmuş; çözülmesi de mümkünse eğer, evrene bırakılmış. Olaylardan çok hallerin, düşüncelerden çok sezgilerin izini süren bir anlatım var Uyku’da. Hüsnü Arkan, okuduğum her kitabında olduğu gibi burada da insanı merkeze koyuyor. Ama bu kez, rüyaya sürgün edilmiş bir adamın peşinden gidiyoruz. Düşten bir coğrafyada geçen bu hikâye, bir yandan ütopyayı sorgularken, diğer yandan vicdanı, adaleti, inancı, aşkı ve ölümü de usulca önümüze koyuyor. Onur Çalı’nın dediği gibi, “düşle gerçeğin sınırlarında” gezinen bir anlatım bu, ve o sınırda, her şey biraz daha çıplak, her şey biraz daha insana ait. Finalde, yaşar Kemal’in o meşhur cümlesi geldi aklıma: “O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler.” Uyku, belki de o gidenlerin ardından kalan sessizliği anlatıyor, hiç uyandırmadan, usulca… Şarkılarını da kitaplarını da çok seviyorum 🩵,çoğu da ödülü üstelik İyi ki okudum #tavsiyekitap #hüsnüarkan #uyku #siakitap Sia KitapSia Kitap 🩵
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 21:39
Hüsnü Arkan | Uyku “Yaşamımda önemli bir şeyler eksikti ama ben neyin eksik olduğunu bilmiyordum.” İnsanın kendi geçmişiyle hesaplaşması ve hayatın anlamını sorgulaması üzerine kurulan bir hikaye #uyku . Karakterimiz, hayatının iki farklı yönünü temsil eden iki kişilikten bahsediyor: biri yolu açan, diğeri ise onu takip eden. Bu içsel çatışma, kitap boyunca derinleşiyor ve bizleri varoluşsal bir yolculuğa çıkarıyor. Geçmişini sorgulayan yaşlı bir adamın gözünden anlatılıyor kitap. Hayatın bir asma kabağı gibi sallanarak izlediğini söylüyor. Bu metafor, kitabın genel atmosferini de yansıtıyor. Sadece bir hikayeyi değil, aynı zamanda bir ruh halini, bir yaşam felsefesini de aktararak oldukça etkileyici bir deneyim sunuyor bizlere.- Kelimelerin arasında dolaşırken, adeta karakterin zihin dünyasına sızıyor ve onun içsel hesaplaşmalarına tanık oluyoruz. Geçmişle gelecek arasında sallanan anlatıcı, hayatını anlamlandırmaya çalışırken bizleri de kendimizi sorgulamaya itiyor. Kimiz? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Bu sorular, kitabın ruhuna işlemiş durumda. Yazarın dili şiirsel ve etkileyiciydi. Kitap boyunca kullanılan metaforlar, bizi okurken düşünmeye ve kendi hayatımızı sorgulamaya itiyor. Uyku, bir çırpıda okunup geçilecek bir kitap değil. Derinliği, alt metni ve felsefi sorgulamaları, sabır ve dikkat istiyor. Yazarım anlatım tarzı, düşündürmekle kalmayıp hissettiren bir atmosfer yaratıyor. Özellikle insanın kendi benliğiyle yüzleşmesini konu alan eserleri sevenler için eşsiz bir okuma deneyimi sunacaktır. Ben çok severek okudum, bol bol altını çizdim, bol bol düşünüp sorguladım. Tavsiyemdir “Kendiyle derdi olmayanlarım başkalarıyla da derdi yok, biliyor musunuz?”
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 23:57
ben yazarın sadece müzisyen olduğunu sanıyordum ve bu kitapla keşfettim yazar olduğunu. Uyku, İlk yarısı okurken beni çok zorladı. Yarıya gelene kadar sürekli dedim ki ya bir şey kaçırıyorum ya da okuduğumu anlayamıyorum herhalde. En zorlayıcı noktası net bir gerçeklik olmamasıydı fakat sonradan bunun bilinçli olduğuna karar verdim. Gerçekle rüya arasındaki sınır çok silik fakat ikinci yarısında bir anda kitabın bu algısına alışıyor insan. Ben ikinci yarısını bir nefeste okudum ve altını çizdiğim cümleler çoğaldı. Sabırlı olan okura çok güzel alıntılar veren bir kitap. Hüsnü ArkanHüsnü Arkan
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2025 41. kitabı
Ormanda konuşan keçilerle birlikte yaşayan Süleyman'a bir ziyaretçi, Zeynep gelir. Ve kulübenin çatı katında kendisine ait bir şey olduğunu söyler. Orada, sandığın içinde, daha önce kulübede yaşayan Müdür'e ait bir defter bulup okumaya başlarlar. Eşi ve prenses kızıyla kendi sarayında masa başı bir işi olan Müdür'ün insanların rüyalarını yazdığı bir web sitesini keşfetmesi ile başlar hikayesi. Bir örgüte ait olan siteye üye olup kendisi de yazılar yazmaya başlayınca yıllar sürecek uyku cezasına çarptırılır. Ve hikayesi devam eder. Vicdan, adalet, aşk, ahlak konuları ekseninde düş ve gerçek arasında, aforizmalarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor bizi bu kitabında Hüsnü Arkan. Sorgulayıcı, hoş bir okuma oldu benim için. Severek okudum, tavsiyem de olsun
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
6/10
·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 17:51
Kitabın başı bilinçli bir karmaşayla açılıyor.Masal gibi başlayan ama fabl mı, rüya mı, gerçek mi olduğu tam seçilemeyen bir anlatı var.Rüyaların yazıya dökülmesi, bloglar, ardından bu rüyalar yüzünden insanların suçlanması, terörist ilan edilmesi ve hapse atılması…Olan biten hızlı ve parçalı ilerliyor.Okur olarak sık sık “bir şey kaçırıyorum galiba” hissi geliyor ama bu, metnin kurduğu dünyaya ait bir his. Ada bölümüne geçildiğinde gerçeklik daha da esniyor.Mantıktan çok semboller konuşmaya başlıyor.Burada düzen, egemenlik ve insan olma hâli sorgulanıyor. Mantarcıbaşı ve mantarların hâkim olduğu bölümler ise bu düzenin gündelik hayata nasıl sindiğini gösteriyor.Her şeyin mantardan yapılması, sürekli mantar yenmesi, başka bir seçeneğin kalmamış olması; tek tipe indirgenen bir yaşamı çağrıştırıyor.Mantarcıbaşı figürü, sorgulamadan kabul edilen otoriteyi temsil ediyor gibiydi. Mahkeme ve duruşma sahneleri kitabın en çarpıcı bölümlerinden.Keçinin şahit yapılması, ondan kutsal metinlerden söz etmesinin beklenmesi ama onun susmayı tercih etmesi çok anlamlıydı. “Herkesle konuşmam, sözlerim değerlidir” duruşu, gücün değil varlığın ve inadın altını çiziyor. Sonrasında gelen eğlence, cambazhane ve her şeyin hızla normalleşmesi, baştaki tuhaflığın nasıl sıradanlaştığını gösteriyor. En başta rahatsız eden ne varsa, zamanla kabulleniliyor. Süleyman’ın büyüyüp kendi gerçekliğini bulmak için yola çıkması, bu karmaşanın içinden sessiz bir çıkış gibi.Başkalarının kurduğu anlamlara doydu.Hazır olduğunda uyandı.Müdürün ölümüyle düş bitiyor ama okur için düşünme hâli bitmiyor. Kolay bir okuma değil; yer yer dağıtıcı, absürt ve zorlayıcı.Ama tam da bu yüzden okuduktan sonra zihinde kalıyor. Kitap; eğlenceli görünen sahnelerin altına ustaca yerleştirilmiş felsefi ve toplumsal eleştiriler
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
8/10
·208 syf.··
2026 2987. kitabı
Uyku, okuru sessizliğin, yalnızlığın ve içe dönüşün kıyısında dolaştıran; şiirsel diliyle öne çıkan bir roman. Hüsnü Arkan, bu eserinde uykuyu yalnızca fiziksel bir ihtiyaç olarak değil, kaçış, unutma ve kendine sığınma hâli olarak ele alıyor. Roman, modern insanın yorgunluğunu ve zihinsel dağınıklığını merkezine alıyor. Karakterlerin iç dünyasında gezindikçe, bastırılmış duyguların ve geçmişten taşınan yüklerin nasıl ağırlaştığını hissediyoruz. Uykuyla uyanıklık arasındaki o belirsiz sınır, anlatının temel atmosferini oluşturuyor; gerçek ile düş iç içe geçiyor. Hüsnü Arkan’ın dili sade ama derin. Uzun betimlemelerden çok, okurun içinde yankı bulan cümlelerle ilerliyor. Bu da Uyku’yu hızlı tüketilen bir roman olmaktan çıkarıp, durup düşünerek okunması gereken bir metne dönüştürüyor. Kitap boyunca hâkim olan dinginlik, yer yer melankolik bir hüzne dönüşüyor. Uyku, yüksek tempolu olaylar aramayan; insan ruhunun sessiz, kırılgan ve yorgun yanlarına dokunmak isteyen okurlar için etkileyici bir roman. İçsel yolculukları, şiirsel anlatımı ve derinlikli atmosferi sevenler için güçlü bir okuma deneyimi.
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
7/10
·208 syf.··
2026 4. kitabı
Şarkılarını severek dinlediğim Hüsnü Arıkan’dan okuduğum ilk kitap. Son zamanlarda, tanıdığım yönleriyle hayran olduğum kişilerin çok da bilmediğim “yazar” yönleriyle tanışmak, sevdiğim edebiyat yönleriyle de onları görebilmek adına keşifler yapmayı sevdim. Hüsnü Arıkan, bu yönelimde okuduğum üçüncü yazar. Hayal kırıklığı yaşadım mı, hayır ama belki de bundan öncekilerde beklentimin çok üzerinde keyif almış olmam sebebiyle beklentimin altında kaldı. Uyku, Pangloss Karşıtları isimli bir internet sitesine gördüğü rüyaları yazan Müdür Bey’in bu örgütün suçlarına ortak olarak tutuklanıp, 16 yıl uyutulması ile başlıyor… Kitap ilk sayfalarında bir roman gibi düşündürse de sonuna kadar ki tüm sayfalarında ruhsal bir analiz, derin düşüncelere fırsat veren satırlar okuyoruz. Özgürlük, adalet, arkadaşlık,siyaset, aile… Hepsi de düş ve gerçeklik sınırında öyle dengede anlatılıyor ki bu açıdan “fantastik-bilim kurgu” sevmeyen bir okur olarak benim için okunur oldu.
UykuHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2025243 okunma
8/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2024 17:56
Yazarımız Hüsnü Arkan'ı birçok kitabı yanı sıra Yalnızlık Ezgisi ve Ezginin Günlüğü gibi müzikle olan ilişkisinden de tanıyor olabilirsiniz. Benimse ilk tanışmam Uyku adlı kitabıyla oldu, iyi ki de tanışmışız. Kitap, sıradan; fanusta bir hayat süren ve etrafını anlamlandırmaya çalışan Müdür Bey'in, Voltaire'in Candide kitabına atıfta bulunarak Pangloss Karşıtları adı verilen bir örgütün internet sitesiyle karşılaşıp oraya rüyalarını yazmasıyla başlıyor. Pangloss Karşıtları ile olan ilişkisi ve rüyaları sebebiyle tutuklanan Müdür Bey on altı yıl uyumaya mahkum ediliyor. Öyküler içinde kullanılan kaba kelimeler eğer hikaye içinde yedirilemezse beni rahatsız ediyor. Nitekim bu kitapta da muhteşem bir anlatım dili varken yer yer metne giren bazı kelimelerin kitabın inceliğini bozduğunu düşünüyorum. Bunun dışında kendince bir hüzne sahip, farklı, okunmaya kesinlikle değen, yaşamak hakkında bir kitap Uyku. 'Pencerem simsiyahtı. Ben her şeyi görüyordum; onlar beni görmüyorlardı.' (sayfa 52) 'Bilmiyorum, evet... Bilmedikçe yüklerimden kurtulduğumu hissediyorum. Hafifliyorum, kanatlarım çıkıyor; uçmaya hazırlanıyorum.' (sayfa 208)
İnceleme
UykuHüsnü Arkan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019243 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2024 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 23:26
Uyku/Hüsnü Arkan, Candide ya da İyimserlik/Volter Ezginin günlüğü ve şarkıları ile sevdiğim Hüsnü Arkan kalemini de seviyorum. Daha önce; Mino'nun Siyah Gülü ve Ölü Kelebeklerin Dansı'nı okumuştum. Ve şimdi Uyku Ütopik,farklı ... Voltaire'in Candide kitabına atıfta bulunarak Pangloss Karşıtları adı verilen bir örgütün internet sitesiyle karşılaşıp oraya rüyalarını yazmaya baslasanız ve bu ilişki ve yazılarınız nedeniyle tutuklansanız ve ve ceza olarak on altı yıl uyumaya mahkum olsanız..... Çok mu Ütopik oldu... Düş ile gerçeğin birbirine girdigi,gerçeklik algımın karmakarışık olduğu bir okuma ama şikayetçi değilim.Devamını ben anlatmayayım siz okuyun derim. Ve Candide hemen peşi sıra okudum. Alman Filozofu Leibniz ; " Yaşadığımız dünya,mümkün dünyaların en iyisi" düşüncesini savunur. Voltaire,bu düşünceye eleştirilerini Candide de kaleme almış. Karakterlerimiz; Leibniz' in felfesini sonuna kadar savunan ve bu düşünceye sadık felsefe hocası Pangloss. Pangloss'un öğrencisi Candide. Panglos düşüncelerinden taviz vermesede, Candide yolculuğunda, yaşanan pek çok acı,insan aklını zorlayan olaylar karşısında,sorgulayarak ve tartışarak; "Mümkün olan dünyaların en iyisi burası ise ötekiler kimbilir nasıldır."diyerek yaşamın 'bahcemizi yeserterek' anlam kazanacağını ve öteki olasılıkların hayata geçmesini sağlayacak tek gücün elimizde olduğunu düşündürtü .
UykuHüsnü Arkan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019243 okunma
9/10
·232 syf.··
2022 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 00:16
Hüsnü Arkan'ın yayımlanan 4.kitabi olmasına rağmen aslında yazar tarafından yazılan ilk kitap, uyku. Hüsnü Arkan yazmaya başladıktan 25 sene sonra dosyayı tekrar eline alıp tamamlamış bu güzel kitabı iyi ki de tamamlamış. İşlediği bir suçtan dolayı uyku cezası alan bir adamın, yıllar boyu süren uykusunda yaşadığı düşleri anlattığı bu kitapta yazar hem distopya hem de ütopyaya yer vermiş bence. Düşler bir gerçek gibi anlatılırken aslında düşün geçtiği ada dünyamızdan bir o kadar farklıyken bir o kadar da benziyor. Kitabın son 50 sayfasını o kadar sevdim ki ikinci kez okudum. Son sayfalarda düşlerin yanı sıra aforizmalar var ve kitaba oldukça renk katmış. Finali ise gerçekten çok etkileyici ben uykuyu çok sevdim. Hüsnü Arkan'ın güzel şarkılarından sonra kitaplarına da hayran olmamak mümkün değil.
UykuHüsnü Arkan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019243 okunma

Yazar Hakkında

Hüsnü ArkanYazar · 11 kitap
Hüsnü Arkan 1958 yılında İzmir'in Kınık ilçesinde doğdu. 1975 yılında, Bergama Lisesi'ni bitirdi. Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu'nda üç yıl mimarlık okuduktan sonra, 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1985'te, kesinleşen cezası nedeniyle yurt dışına çıktı. Bir yıl Atina'da, beş yıl Hollanda'da, iki yıl Köln'de yaşadı. 1987 yılında, Amsterdam'da, arkadaşlarıyla Hezarfen adlı müzik grubunu kurup, Avrupa'nın birçok kentinde kendi şarkılarını seslendirdi. 1990'da, Şanar Yurdatapan'ın düzenlemeleriyle ilk solo albümü Bir Yalnızlık Ezgisi'ni çıkardı. Kendi şarkılarından oluşan bu albümde, şarkı sözlerinin yanı sıra, Nazım Hikmet, Can Yücel, Ülkü Tamer, Muzaffer Erdost ve Louis Aragon'un dizelerine de yer verdi. 1993'te Türkiye'ye döndü ve Ezginin Günlüğü'ne katıldı. Grubun on bir albümüne şarkılarıyla ve sesiyle katkıda bulundu. 2005 yılında Destur adlı projeyle Deli Bu Dünya albümünü çıkardı. 2010 yılına kadar yüze yakın şarkısı yayımlandı. Aynı yıl Ezginin Günlüğü'nden ayrıldı. Hüsnü Arkan, Türkiye'ye döndükten sonra, bir yandan da edebiyat çalışmalarını sürdürdü. İlk romanı Ölü Kelebeklerin Dansı, 1998 yılında Metis Yayınları'ndan çıktı. Romanda, küresel adaletsizlik ve mültecilik konularını işledi. İkinci romanı Menekşeler Atlar Oburlar'da, 12 Eylül faşizmi koşullarını, iktidar sahipliğini, bireyin iktidarla ve kaderiyle ilişkisini işledi. Bu kitap, 2001 yılında, Om Yayınları'ndan çıktı. Üçüncü romanı Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer, 2005'te Yapı Kredi Yayınlarından çıktı. 1914 Şark Savaşı'nı konu alan romanda, İstanbul'dan Orta Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada, yüz yıla yakın bir tarihî alanda, savaşın insan kaderiyle ilişkisini inceledi. Aynı yıl, edebiyatçı Yiğit Bener ve Levent Mete'yle birlikte, ayda bir yenilenen iktidarsiz.com adlı internet sitesini yayınlamaya başladı. Bu sitede yetmişe yakın makalesi yayınlandı. Yine aynı yıl, Seyhan Kitap'tan, Hiçe Doğru adlı şiir kitabı yayınlandı. 2008 yılında, Uyku adlı romanı İthaki Yayınları'ndan çıktı. İlk kitabındaki gibi fantastik öğelere yer verdiği bu romanda, karşı-ütopya kavramını ve siyasi alanla birey arasındaki ilişkileri eleştirdi. Romanlarında ve şiirlerinde, genel olarak, adalet, ahlak ve bireyin kaderiyle ilişkisi temalarını ele aldı. Hüsnü Arkan, müzik ve edebiyat çalışmalarını halen İstanbul'da sürdürmektedir. ...