Gönderi

Bir Kitap Sohbeti - 2
9/10
·308 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 17:51
N❁ ile okuduğumuz Sándor Márai nin İşin Aslı, Judit ve Sonrası hakkındaki sohbetin değerlendirmesini de size sunuyoruz. Galeyan:Kitap yanında mi? N❁ E-kitap okudum ben onu. Paylaşımlarım var ya. Onlar çizimlerim. Ayrıca notlarım var. Ve moderatör sensin. Galeyan: Bir görev bilinciyle tahlil yapmak değil de sohbet olsun, hikayenin suçlusu ve masumu kim sence? N❁ Suç var mı tartışılır. Kalbin kimden yana dersen hepsinde beni iten bir şey var illaki. Galeyan:Tartışmak için burdayiz kadının suçu ne? N❁ Fazla sevmek kendini ezerek sevmek. Galeyan: Sevgi nihayetinde kendinden vazgeçmeye götürmez mi insanı? N❁ Sevgi kendinden vazgeçirmeye götürür insanı ama bu aşkta olmamalı hani çocuk sevgisinde buna katılıyorum. Ama kendinden vazgeçtiğinde karşındakini boğuyorsun ve ondan ibaret oluyor hayatın, kendinden eksildiğin için onda da eksiliyorsun. Galeyan: Kendi değerini korumadığın sürece bedeli hep ziyanla sonuçlanıyor her duygunun burda hemfikiriz , ama bu düşünce severken aslında sevilme isteğinin göstergesi gibi. N❁ Sevilmeden sevmeyelim, hani sevilen bir sevgiye sahip olalım. Yoksa bu hikayedeki gibi sevgimiz kişiye yük oluyor. Galeyan: Buna katılmıyorum ya sevilmeden sevmeyelim demek hem garanticilik hem hem sevmenin kendisine hürmetsizlik, bence sevilmeye değer olanı sevmek olacaksa tek koşul, buraya kitaptan bir alıntı ekleyelim "Kendini kasarak, hesap kitapla sevilmez." S:27 N❁ Dua niyetinde demiştim. Yoksa kesinlikle katılıyorum. Galeyan: Herkesin duası da nasibi de kendine. O zaman kadının "sevgi için birbirini anlamaya gerek yoktur mu diyorsun?" sorgulamasına seni de dahil edelim, sevgi için anlamak zorunluluk mu? N❁ Kitap açısından mı soruyorsun yoksa hayat açısından mı? Galeyan İkisi çok ayrılan şeyler değil, ama kitabın sende uyandırdığı şeyler hayata dahil hayat açısından diyelim. N❁ Anlamadan sevmek birini, şehvi ve bedeni geliyor bana. Evet kastettiğimiz sevgi bu ise anlamaya gerek yok. Ama biz kalbi ve diğer yarı olarak bakarak sevmek istiyorsak ya da seviyorsak anlamaya gerek var. Galeyan: Anlamadığına hayranlık anladığına sevgi duyuluyor o zaman diyebilir miyiz? N❁ Bedenin şehvi olarak bize gaz vermesini bazen sevgi sanıyoruz. Anlaşılmak ve anlatmak kısmını atlıyoruz. Ve ortaya günümüz istatistikleri çıkıyor. Anlamsız mutsuz amaçsız birliktelikler ve ayrılıklar. Galeyan Günümüz ilişkilerinin değerlendirmelerini yapmak istemiyorum. Herşey gibi bunlar da piyasa ilişkisinden ibaret çoğu zaman, piyasa ilişkisini sevgi kavramına ilintilemektense sevgi kavramını durulamak daha yerinde. N❁ Zaten değerlendirme yapmıyoruz sonuç o diyoruz tersinde. Galeyan: Sevginin tutsaklığı değil de sevginin özü gür kıldığı olmak ayrımının önemi önemli. Kitaba gelelim tekrardan Peter sence ilk eşini mi Judit'i mi seviyordu? N❁ Judit’i seviyordu. Galeyan: Neden? N❁ İlk onu sevmişti. İlk eşini de sevmiştir ama bu kadın erkek arasındaki o aşkla değil. Kalbe ilk giren en büyük yeri kaplar gittiğinde de o kadar boşluk kalır. Galeyan: Hayatının sıradanlığı o kadına fazla anlam yüklemesine ve anlam yükleyerek ayrıklığa sebep olmuş olamaz mı? Keza Peter'in ilk eşi de Judite olduğundan çok daha fazla anlam yüklemişti basit olanı derin zannederek. N❁ Zaten kitabın sonunda bunu idrak ediyor okuyucu. Saplamtımsı bi aşka dönmüş Judit, Peter için. Galeyan: Sevgi ve ayrılık birbirinden bağımsız birinin gitmesi ile oluşan boşluk sevgiyi azaltmaz ki? N❁ Sevgi azalmaz evet azalan şey yaşamda sana kattığı ve katkının yok olması ile düşülen boşluk yoksa yoklukta daha çok sevilir. Galeyan: İşte saplantımsı aşksa sevmemiş sayılması gerekiyor bence. N❁ Kişi burada sevmediğini fark edemiyor işte. Galeyan: Mahrumiyetin doğurduğu boşluğun sevgiyle dolması gibi. N❁ Ben kitaba göre ve onların kendilerini anlatmaları üzerine Judit’i sevdi diyorum. Bana göre de bu gerçek bir sevgi değil. Galeyan: Bu çok kaçak bir cümle ya nihayetinde insanın kendinden karşıdakine akan bir şey olur sevginin varlığında , saplantı salt sahip olma güdüsünden gelir. Bunu ayırt edemeyen zaten kendine de kördür. N❁ Evet o yüzden kör olmayacak olgunluğu gelene kadar sevgi konusunda hoyrat olmadan ilerlemeli insan. Ne kendinden ne ruhundan ne bedeninden vermeden, o sevginin kalbimde mi zihninde yoksa ruhunda mı olduğunu bilerek sevmeli ki saplantı ve sevgi süzgeci kolay olsun. Galeyan Ne diyor kitapta: "Siz bir insanın ruhunu ondan koparıp almak istiyorsunuz, aşıklar hep bunu isterler." Sevebilmek kendinden çıkıp sevdiğine varabilmeyi gerektirir, sömürmeyi değil. İşte nihayetinde ne Peter ne ilk eşi ne Judit bu hislere sahipti. O yüzden sevgi mahrumiyetinin sonuçları diye açıklanabilecek bir kitap. N❁ Sevgi açısından değerlendirildiğinde bu kesinlikle... Mihenk taşı olmalı insanın o mihenge vurup duyguyu kıymetini öyle anlamalı bilmeli hissinin ne olduğunu. Ben de buna katılıyorum sevdiğim bir havuz olmalı bense bir buz parçası onun içinde eriyip ona katılmalıyım. Galeyan: Duyguları mihenk taşından bir mantığa oturtalım mi diyorsunuz? N❁ Çok yerde demişimdir yazmışımdır bunu;' mantıklı duygular yönetmeli insanı ne salt duygu ne salt mantık' Galeyan: Çok demokratik bir yaklaşım ya bu ne yardan ne serden. O zaman ne Franz Kafka 'nın 'mantık ne kadar sarsılmaz olsa da yaşamak isteyen bir insanın önünde duramaz' tanımına ne de Cahit Zarifoğlu 'nun "mantığı yakacaksin" haykırışına katılmıyorsun öyle mi!? N❁ Mantık değil, duygulu mantık değil, mantıklı duygular... Mantık asla ilk sıra ve adım olmamalı insanı hisler yönetmeli ama mantığa sığdırdığımız mantığımıza kabul ettirdiğimiz hisler.. ziyan olmayız o zaman. Salt duygu salt mantık insanı ziyan eder nokta. Galeyan: Franz Kafka ve Cahit Zarifoğlu 'na göre siz gercek anlamda yaşamıyorsunuz o zaman.:) Kitaptaki sevgi bahsine son bir şey daha açayım. Peter'in " Beni ruhen özgür bırakmalısın. Kadınsı bir yanı olan erkekler vardır ve onlar tam da buna sevilmeye ihtiyaç duyarlar. Fakat sevgiye olsa olsa katlanabilen başka tıp erkekler de vardır. Ben onlardanım" söylemi hakkında ne düşünüyorsun? N❁ Bunun üzerine çok düşündüm okurken. Paragrafın ana hissettiği bana bencillik. Artı sevilmeye cesareti yok karşılıksız sevilmekten korkuyor ki o da ona onu vermek zorunda kalmasın. O sevgi içindeki kendi özgürlüğünün konfor alanından dışarı çıkmaya zorluyor onu. Sevecek olmak zorunda olmaktan korkuyor... 'Sevgiye katlanabilen' olarak diye kendini ifade eden kişi kendini sevilmeye layık görmüyordur. Galeyan: Sevildiğinde, sevecek zorunda olmak koşulu bence kabul edilemez bir durum, evlilik içinde olmasa duvardan seker gibi kendine geri sekecek sevenin sevdiği belki ama kendine ait konfor alanında ilginin boğucu gelmesi anlaşılabilir sanki anlaşılabilir olmayan evlilik içindeki saygısızlık. Sevgiye layık olmadığından değil de insanların sevgiyi bir sahiplenme duygusu zannetmesi rahatsız ediyor bence. N❁ Sahipliğe dönünce sıkıntı diyorsun. Ezelden beri insanlık o ya da bu sebepten aşırı sevgiden hep korkmuştur. Galeyan: Aşırı sevgi değil de sevmekle başka duygular çok girift ve aslında sevgi zannedilen çoğu duygu değil. N❁ Galeyana geliyor insan, Sevgi sanıyor sonra. Galeyan: Yalnızlık kavramı üzerinden değerlendirsen her birini yorumun ne olurdu? N❁ Kadın en yanlız olan kendini hayattan soyutlamış. Tekdüze bir rutini vardı. Adamın yalnızlığı çok geçmedi bana. Narsist kişilikleri hiçbir zaman yalnız olamazlar. Judit zaten yalnız değildi ve olamaz da. Galeyan: Yapma ya geçmedi mi cinsiyetçi yaklaşımınızdan ötürü sizi kınıyoruz. : ) Her karakterin ayrı bir yalnızlığı vardı çünkü hepsinin ayrı bir iç dünyası vardı. Sen adamı narsist olarak mi nitelendiriyorsun? N❁ Aşağılık kompleksi olanlar etrafta hep izleyici ister. Zararsız ve farkında olmayan bi narsist. Yani çok fazla manipülatif değil. Neden cinsiyetçi oluyorum şimdi ? Galeyan: Çünkü acımasızsın Peter'a karşı. N❁ Hayır değilim aksine en anladığım kişi o. Galeyan: Ben adamın narsistliğine katılmıyorum, çünkü kitabın hiç bir yerinde kendisini olduğundan fazla göstermeye çalışan bir karakter yoktu, farkındalığı yüksekti ve bu yüzden yanlış anlamlar yüklemesine sebep oldu. Tıpkı kadının Judit'i anlatırken aslında Judit'ten çok daha fazlasını yüklediği anlamlar gibi. N❁ Bi hastalığın taşıyıcılığı olur ya hasta etmez bedeni ama aktarır. Bu adamdaki narsistliği böyle özetleyebilirim. Galeyan: Muhtemelen Judit'in narsist değil aşağılık kompleksi taşıyan ve sahip olma güdüsüyle şekillenmiş bir karakter olduğunda hemfikiriz. Ama sence Peter'in ilk eşi narsist miydi ? N❁ Hayır değildi kesinlikle. Psikolojik açıdan en sağlamı o bence. Fazla dişi fazla hissi sadece. Galeyan: Hissi olması konusunda katılıyorum. Hesapsız ve kitapsız tavırlarından ve "Yuvamı yanardağın eteklerine kurmak istemiyorum. Huzur ve sükunet istiyorum." , " Böyle yıllarca süren sessiz dramaları sevmem; görünmez rakiplerle, kansız, solgun bir gerilim içinde... Dram olacaksa yüksek sesle, kavga dövüş, ölüler, alkışlar ve ıslıklarla olsun." söylemlerimden. Ama işte çok fazla hissi tavır zihni perdelediğinden olsa gerek Judit'e olduğundan çok daha fazla anlam yükleyip olanın olduğundan çok daha fazlası zannetti. N❁ Son cümlene net katılıyorum. Daha dik dursa belki hayatları başka yöne giderdi... Hisle yaşama yön verilmemeli. Diyorum hep mantıklı duygular olmalı. Aşık olmaya engel olamazsın belki ama bunla mücadelede mantığın seni korur diye düşünüyorum. Galeyan Evet kabul edilir bir yaklaşım ama mantığını kullanarak hisle savaşarak yapmak mıdır bunun yolu? N❁ Aşk zaten bir savaş. Galeyan: Ben savaş kavramına çok da katılmıyorum akılla duyguları dengelemek pekala mümkün, ancak bunun yolu savaş değil, çünkü hissiyle savaşan nihayetinde yenilir, savaşmak biraz da olsa hisse dahil olduğundan. Ben hissi kabullenip akılla insanın kendini kontrol etmesinin dengeleme sağlayacağı tarafındayim. N❁ Aşk hariç diğer her türlü his için katılıyorum ama aşk için ben savaşmak sözcüğünü kullanırım hâlâ. Benim için öyle. Galeyan: O zaman Peter için kaybedilecek bir savaştı aklıyla onu dengeleme çabası ki nihayetinde kaybettiği bir savaştı. N❁ Bazen aşk bile isteye kaybetmektir... Galeyan: "Gönüllü mağlupları olacak hayatın doktor, yarından korkan adam Rukneddin böyle söyler" * M. Kemal Sayar Yeniden kitaba dönelim o zaman, " Doğru kadın ve doğru erkek diye bir şey yoktur. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok." S.101 kadının bu ifadesi hakkında ne düşünüyorsun? N❁ Ben de doğru kadın erkek kavramının olmadığına inanıyorum. Bazen 25 yıl sonra bitiyor. Galeyan: Ya bizim "doğru insan" tanımımızda problem varsa peki? Doğrunun içi beklentilerle doluysa hayal kırıklığı zaten kaçınılmaz ve hatta ne kadar beklenti o kadar hayal kırıklığı diyebiliriz. N❁ Kesinlikle bu bunu yapıyoruz. Galeyan: Tanımak yerine tanımlara uygunluğa göre seçim yapmaktan ötürü bence kadın bunu söylüyor. Nihayetinde onların evliliği de tanımlara uygun bir evlilikti. Burjuvatik evlilik gibi. N❁ Bizde de var ya örfe göre. Ve çoğu uzun yıllar başarılı olmuş ama artık modernite standartlarına uymadığı için tercih edilmiyor. Galeyan: Modernite standartları; herhangi bir kavramı içini boşaltıp piyasa kavramı haline getiren standartlar. Ve ön kabulü modernite standardı olanın ruhunun varlığı şüpheli sayılmalı bu yüzden. N❁ Modernite hiç bir şeyi savunmuyorum. Galeyan: Belli sürekli modern burjuvazik adamı eleştirmenden, tekrar dönüyoruz, "Ağzını şapırdata şapırdata, fütursuzca kendini anlatmaları, ruh teşhirini ben de sevmiyorum. Fakat gerçeği seviyorum. Tabii insan çoğu zaman gerçeği dile getirmemeyi tercih ediyor, çünkü sadece hastalar, egomanyaklar ya da benzeri tabiatlı varlıklar sırlarını sağda solda sergilerler." S.111 sen hangisisin? N❁ Bu sensin zaten kesin. Kendini kapatan gizemli içe dönük duvarları olan, Bilinmekten günah kadar korkan. Bana gelince. Sır sergilemem ama kendimi açmaktan korkmam. Tabi bunun yanında şu gerçeği reddedemem ne kadar gizemli isen o kadar korunaklısın. Galeyan: Gizemli demek çok doğru değil ya, kapalı demek daha doğru. N❁ Kapalı herşey gizemlidir. Genel olarak gizem iyidir. Despotça olmadığı sürece. Galeyan: Gizem kendiliğinden oluşan bir şey ekstra çaba göstermeden. Sanırım gizem çok piyasa kelimesi olduğundan kaçıyorum ondan. N❁ Anladım. Galeyan: Sándor Márai 'nin fikirlerini ve benliğini kitabındaki Lazar karakteri üzerinden aktarması gizemini de kitabı okuyanlara bırakalım o vakit.
Duygu ve Düşünce
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,454 okunma
··
2 +1'leme
·
4.072 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mantıklı duygular vaazını burda da vermiş çiçeğim 😂 Duygunun manası kalmıyor ki mantık çerçevesine oturtmaya çalışınca. Ne geliyorsa yaşama taraftarıyım ben her zaman. Yanacaksam duygularım yaksın beni 😊
Galeyan
Gönderi Sahibi
Kafka ' ya göre yaşamak bu :)
Okumak nefes almakmış, okuduk nefes aldık. Bide üstüne konuşup aydınlandık. Hep aklımda kalacak bir kitap, yazar ve sohbet oldu. Teşekürler Galeyan
Galeyan
Gönderi Sahibi
İz bırakması kıymetli ben teşekkür ederim N❁