·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Ocak 2026 17:02 “Ne gemiler yaktım ne gemiler yaktım
O kadar çok yandı ki canım
Sana karşıdan baktım…”
Aklımda hep bu şarkı döndü kitabı okurken. Sayfaları çevirirken de sustuğum yerlerde de hep o ses vardı. Kitap hakkında ne söylesem eksik kalacak gibi geliyor. Çünkü Sezen’le büyüdük çoğumuz. Şarkılarıyla ağladık, aşık olduk, toparlandık, dağıldık. Yalansa yalan deyin ama öyle.
Eksik Şiir de tam olarak böyle bir yerde duruyor benim için. Ne anlatmaya çalışıyor diye düşünmüyorsun, ne demek istemiş diye çözmeye uğraşmıyorsun. Zaten çözülmek için yazılmamış gibi. Şarkılardan tanıdık gelen duygular, yarım kalmış cümleler, içinden geçip gittiğimiz haller… Hepsi var ama tam değil. Bilerek eksik.
Kitap bittiğinde büyük bir tamamlanmışlık hissi de vermiyor zaten. Bir şey kapanmıyor, bir şey bitmiyor. Sanki Sezen konuşmayı yarım bırakmış da biz orada kalmışız gibi. Belki de Eksik Şiir tam olarak bunu yapıyor; tamamlamaya çalışmıyor, olduğu gibi bırakıyor. Eksikliğiyle.