Hayatını esir eden soruların cevabını almak için 41 yıl bekler misin?
Sakince, sabırla...
Kitap bitti, arkama yaslandım ve ben ne okudum diye düşündüm uzun uzun...
Okudukça içime bir acı işlendi. İliklerime kadar beni ürperten bir acı... Neye, kime, neden olduğunu bilmediğim bir acı. Boğucu bir sabır, ruhu kafesleyen nefessiz bırakan bir sabır ve bekleyiş... Hani bazen uyanırız, dinlenmekten ziyade dayak yemiş gibi kalkarız ya; ha işte öyle bir hâl bırakıyor kitap bitince insanın üzerinde.
Gece boyu süren bir hesaplaşmayı okuyoruz. Derin,keskin cümlelerle... Geç kalmış bir hesaplaşmayı, ama okudukça anlıyoruz ki; 'bazı hesaplaşmalar geç yapılmaz, konu hesaplaşmaysa hep geçtir.'
Zaman öyle çatlaklar açmış ki ruhunda General'in her cümlesi gerilim dolu, nefes nefese okuyorsun ne yazar es veriyor sayfalar boyunca ne sen es verip okumayı bırakabiliyorsun. Özellikle 60. Sayfadan itibaren ara veremeden nefes almadan okudum bu muhteşem his tasvirlerini. Evet evet ben bayılıyorum hisleri muhteşem yansıtıp geçiren yazarlara.( Peyami Safa 'da bizden hisleri en iyi geçiren yazar benim için)
Sándor Márai muhteşem bir kalem geç keşfettim. Her kitap için bunu demem ama bu kitabı mutlaka okuyun...