Gönderi

Bazı Kült Kitap Sorunsalları Üzerine Bir İnceleme
7/10
·328 syf.··
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 20:59
Nobeli almış olmasa zannediyorum ki ben de 1k Bursa Okuma Grubu 'ndaki arkadaşlarım da daha ötelerdik kitabı. Ömrünüzden ömür götürecek bir kitap diyerek başlıyorum incelemeye. Sayfalar boyunca süren betimleme paragrafları -ki Proustvari bir huşu da vermiyor okurken- düşünce ve hislerden ziyade dış ortam betimleniyor. Karakter masadan kalkıp cama gidene kadar inme inebilir size hazırlıklı olun. :) Zamanın neredeyse akmadığı o yoğun, tuhaf, kasvetli atmosfer… Çamur, çamur, çamur bolca yağmur ve daha fazla yağmur ve kasvet. İç monologlarda boğuluyoruz, hatta iç monologtan iç monoloğa gezerken kimin düşüncelerini dinliyoruz bazen karışıveriyor. Bunu kasıtlı mı yapmış yazar bilmiyorum belki gerçekçilik hissini arttırmak istedi bir ton daha. Sonuçta kendi düşüncelerimizi de takip ederken zorlandığımız zamanlar var. #293228068 . Bir de yazarın, yazmaya başladığı zamanları anlatırken kullandığı “cümlelere aklımda başladım ve cümleler işe yarayacak gibi olursa uzatıp, cümle doğal sonuna ulaşana dek eklemeler yaptım.” ifadesi var; aklından kağıda geçirirken ekleye ekleye uçsuz bucaksız cümleler yaratmış olabilir. Yazar açıkca söylemiyor ama topluluğun üzerindeki mutsuzluk, salıvermişlik sayfalardan akıyor. Gündelik saçmalıklarına devam ediyor karakterler ve içinde bulundukları durumu değiştirecek hiç bir şey yapmıyorlar. #294551133 Bu arada kahramanlar dediğim kitaptaki tabirle sitede yaşayanlar epi topu 4-5 aile çok minimal, çok içine kapalı bir topluluk, zorlu coğrafya koşulları (yağmur, çamur demiş miydim çok yağmur yağıyor), şartların getirdiği izole olma hali yozlaşmayı getiriyor önümüze, Kendisini pazarlayan genç kızlar, birbirlerinin karısıyla yaptıkları kaçamaklar, alkolizm gibi gibi... Yazar hiçbir karakterini yargılamıyor ama onlara sevgi ya da merhamet hissetmemize de müsaade etmiyor. Hatta Estike'ye bile üzülemiyoruz. İşte site sakinleri böyle yaşayıp giderlerken bir gün öldü sanılan İrimias adlı karizmatik karakterimizin siteye geri döndüğü haberi gelir ve herkesi bir heyecan sarar. Çünkü "İrimias'ti umutsuz durumların ve umutsuz insanların çobanı." Irimias bana Godot'yu çağrıştırdı belki de alakasızdır ve zaten bu kitabın Godot'u da geliyor bir yerde. ( Bkz. Godot'yu Beklerken) Bir mesih bir kurtarıcı gibi görüyorlar Irimias'ı (öldü sanarken dirilip dönmesi) ama gerçekten yardımcı olmaya mı çalışıyor, dolandırıcı mı emin olamıyoruz. (Hoş geldin manipülatör). Kitap karakterleri de bu ikilemde zaten onlar da bir şey olup olmadığından emin değiller. İrimias aslında, sitede yaşayanların mevcut durumdaki sefaletlerinden ve umut arayışlarından faydalanarak geçimini sürdürüyor. Kitabın başında ve sonunda yer alan bürokrasi kısımlarından herkesin birilerini rapor etmesini sağlayarak geçimini sağladığını anlıyoruz. Ya da ben böyle yorumladım. Her yeri saran örümcek ağları gibi Irimias da ağlarını örüyor ve sonunda kaderlerinden kaçan karakterlerin benzer bir kaderin ağına düştüğünü fark ediyoruz. Bu ağ kısımları da bence kafa karıştırmak için yazılmış tamamen, bir yere bağlanacağını düşünerek okuyoruz ama sonra hiç bir şey olmuyor. :) Sinir bozucu biraz. :)) Bu arada adının tango olması da, tangoda başladığın yere geri dönerek bir döngüsellik izlenirmiş, kitap da aynı cümlelerle başlayıp bitiyor. Yazarı Thomas Bernhard ’la da özdeşleştirenler olmuş takıntılı tekrarlar ve detaycılık yönünden, iki yazarı da çok okumamış olmakla birlikte Bernhard bana bu konuda aşırı sinir bozucu geliyor ve László Krasznahorkai ’de göze batan bir tekrar yok. (Her şeyi kılı kırk yararak anlatması yorucu ama doğru). Kitabın metaforları, karakterlerin temsil ettikleri vs hiç birisi hakkında en ufak bir fikrim yok gerçekten. Özellikle ilk bölüm çok zor gitti, ikinci bölümde biraz daha hızlandı okumak sanki. Yine de bitirdiğimde, şuanda incelemeyi yazar ve hikayeyi düşünürken bile "Eeee neydi bu şimdi?" sorgusunu aklımdan atamıyorum. Mesela patlayıcılar ne oldu? Irimias patlayıcılarla ne yapacaktı? Bir de aklım doktorda kaldı adamcağızı terk edip gittiler ne yapacak orada? Bu dev eseri okuyup bitirmiş olduğum için gururlu ve mutlu olsam da kimseye tavsiye de edemem okuyun diye. Bana verilen tavsiye önce filmi izlersen kitap daha anlaşılır oluyor idi (çok yerinde bir tavsiye) film de 7,5 saat olduğundan bu tavsiyeyi vermek de zor. Gereğinden fazla uzattığım bu incelemeyi eğer yeterli sabrınız, tahammülünüz ve vaktiniz varsa okuyun diyerek sonuna kadar okuyan herkese teşekkür ediyorum.
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 202397 okunma
·
341 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.