Gönderi

9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi yazarı Matt Haig’in "İnsanlar" eseriyle kalemine "merhaba" dedim. Tabii ki Gece Yarısı Kütüphanesi ve diğer eserlerini de mutlaka inceleyeceğim. Bu eseri okumaya başladığım ilk sayfalarda konunun ne olduğunu, ne okuduğumu tam olarak anlayamadım; hatta bir ara "Ben ne okuyorum?" aşamasına geçtim. Ancak başladığım için pes etmeden devam ettim. Sayfalar ilerledikçe heyecanlanmaya başladım; çünkü yazarın yalın anlatımı ve hikâyenin özgünlüğü, kitabı devam ettirmemdeki en büyük sebepti. Derin, düşündüren ve yer yer gülümseten, "İyi ki okudum," dediğim eserlerden biri olmayı başardı. Kısaca konusundan bahsedeyim: Dünyaya bir görev için gönderilen bir varlığın, bir insan bedenine hapsolmasıyla hikâye başlıyor. Profesör Andrew Martin, ileride Vonnadoryalılar için tehdit unsuru olabilecek "Riemann Hipotezi"ni dünyaya duyurmaya hazırlanırken kalp krizi geçirerek hayatını kaybeder. Bu durum Vonnadoryalılar için bir fırsattır; çünkü bu hipotezi bilen herkesin ölmesi ve belgelerin yok edilmesi gerekmektedir. Dünyaya gönderilen varlık, profesörün bedenine girerek dikkat çekmeden bu görevi yerine getirecektir. Bu yeni gezegen, insan formunda olsa da geldiği yerle hiç ilgisi yoktur. Başlarda bocalasa da kısa sürede insanlar gibi yaşamayı öğrenmeye başlar. Üstelik artık bir eşi ve ergen bir çocuğu vardır. Halbuki onun geldiği gezegende böyle kavramlar yoktur. İnsan Olmaya Dair Bir Ayna Kitap, insanların anlamsız gibi görünen her hareketinin zamanla nasıl anlam kazandığını gözler önüne sererken bizlere bambaşka bir ayna tutuyor. İnsan doğasındaki;Sevgi,Acı çekmek,Yalnızlık gereksinimi,Umut gibi kavramlara farklı bir pencereden bakma imkanı sunuyor. Kendimizin bile henüz soramadığı soruların cevaplarını tam olarak vermese de bu hengamenin içinde "insan kalabilmenin" güzelliğini ve neden bu kadar değerli olduğumuzu bir kere daha hatırlatıyor. Özellikle son kısımda bir insana verdiği tavsiyelerin, uzun süre zihninizin derinliklerinde yer edeceğine eminim. Bilim, felsefe ve duyguların iç içe harmanlandığı bu eser; ölümlü varlıklar olduğumuz hâlde sevmenin, hissetmenin ve acı çekmenin ne kadar kıymetli olduğunu kanıtlıyor. Kısaca bu uyanış hikayesini çok seveceksiniz. Önemli olan ne kadar uzun yaşadığın değil, ne kadar derin yaşadığın. Ama derinlere inerken güneşi hep üstünde tut. Çoğu insan pek düşünmüyor. Yalnızca ihtiyaçlarına ve arzularına kafa yorarak hayatta kalıyorlar. Sen onlardan değilsin. Dikkatli ol. Eğer çocukların olursa ve bir çocuğunu diğerinden daha çok seversen, bu sorunu halletmeye çalış. Çünkü aradaki fark tek bir atom kadar bile olsa çocuklar bunu hissedecektir. Ve tek bir atom, dev bir patlama için yeterlidir.
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.