·368 syf.····Okunma: 20 Ocak 2026 22:07 Yazarın okumuş olduğum 4'ncü kitabı... Hepsi birbirinden güzel eserlerdi. Romanı okumaya başladığımda diğer eserlerine nazaran şaşırdım olay akışı belirgin olmayacak sandım. Hemen sayfalar akmaya başladı...
Romanın başlarında yalnız kalmayı seven, ruhsal sıkıntıları bulunan psikiyatr çeşitli kılıklara girip gezer. Rüyalarını şekillendirmek, istediği her şeyi rüyasında görmeyi hedefler. Ofisine gelen bir danışanı kendisine rüyalarını anlatır ve doktora senin deden ve büyük amcanda rüyama geldi der ve mektup ile bir resim verir resimdeki doktorun rüyalarından çıkmayan Butimar'dır. Akşam eve gelince yatağına girer uykusuna dalar ve Butimar ile amcası Yusuf'u düşünür. Hikayemiz başlar...
İncelememin bu bölümüne kadar minicik giriş özeti verdim...
Yusuf ve yakın arkadaşı Behzad, bir yandan hocası Ali Garbi. Sarı medrese talebeleri Rusların himayesine girilmesine karşı çıkarlar ve Behzad ile Yusuf inançları uğruna, kendi doğru bildikleri uğruna medreseden atılırlar. Yusuf ilgisini simya üzerine vermiştir ve bunun uğrunda en korktuğu günahlardan birisini gerçekleştirecek belli kısımlarda pişman olacaktır ama ne fayda...
Behzad canından çok sevdiği arkadaşını defalarca uyarmasına rağmen kendi bildiğini yapmaktan, başına buyruk hareket etmekten vazgeçmeyecektir Yusuf. Bu uğurda simya uğruna ailesini hiçe sayacaktır. Butimar defalarca Yusuf'a güvenecek ama yanılacağını bilemeyecektir. Aşkın gözü kördür derler ya bu romanı okuduktan sonra bunu bir kez daha anladım. Altın elde edip zengin olup Revan kentinden ailesinin yanına gitmeyi hedefleyen ve bu uğurda yapmadığı şey kalmayan Yusuf ile Butimar'ın hikayesi....
Herkes kendi seçimleri ve tercihlerinin sonuçlarını yaşar. Behzad yapmış olduğu tercihler ile her zaman benim için ön planda olmuştur karakter analizi açısından. Ruh uyumu açısından birbirlerine uyan iki karakter ön planda olduğu için incelememi şu alıntıyla bitirmek istiyorum : "Kimi ruhlar evvelden aşinadır birbirine."