Gönderi

Bir Sapığı Anlamak
9/10
·364 syf.··
2026 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 18:14
Lolita. Lo-li-ta. Ya da resmi adıyla Dolores Haze. İnanılmaz bir kitap gerçekten. Hemen bakalım istiyorum. Humbert Humbert, ana karakterimiz, en kibar tabirle bir pedofili hastası. Yani kız çocuklarına cinsel ilgi duyan bir adam kendisi. Yazarın buna hızlıca bir psikolojik temel kazandırması ve HUmbert’e bunun yarı farkındalığını vermesi de güzel olmuş. Yani Humbert gerçekten küçükken ki sevgilisi Anabel ile yaşadıklarının gerçekten onu bu hale getirdiğine dair fikirlere ne kadar kuvvetlice inanıyor bilemiyoruz. Güvenilmez anlatıcı tekniğinin zirvesi kullanılmış. Humbert ile ilgili bildiğimiz şey ise şaşırtıcı derecede estetik bir aşık olduğu. Nabakov en sevdiğim konulardan birine değiniyor bu kitapta. Bir sapığı işliyor. Hem de çok iyi işliyor. O kadar özgüvenli ki o sapığın kendi ağzından yazıyor bu yazıları. Ben kitabın yarısına kadar falan geldiğimde yazarın ya sapık olduğunu ya da sapıklarla dostluk ettiğini düşünmeye başladım. Öteki türlü bu kadar iyi yazması mümkün değildi çünkü. Şu an bir sapık olarak yazmak daha kolay elimizde imkanlar var ama bu adamın bu konuda okuyabileceği kaynklar bile muhtemelen o zamanlar yok denecek kadar az. O yüzden kitabı kaynak kalitesinde yazmaya karar vermiş. Humbert, bir pedofili ve çok amansız bir aşık. Bu hastalığını da “aşık” başlığı altında inanılmaz iyi sunan bir adam. Dersek elbette yanılmış oluruz çünkü Humbert hiçbir şeyi sunmuyor aslında. Elbette yine güvenilmez anlatıcı dolaysııyla bilemiyoruz ama Humbert’in yaşadığı “aşk” gerçek bir aşk. Kendisi aslında amansız bir sapık olduğunu ancak kitabın sonlarına doğru “kabul eder gibi” oluyor. Yaşadığı şeyi şu an bizim sevidğimiz insanlara karşı yaşadğımız duygulardan ayıran birisi değil. İşte gerçek sapıklık da böyledir zaten ve o yüzden Nabakov çok başarılı bir yazar. İnsanlar genelde bu tür sapıkları hep kendi bodrumundan çıkmayan sakal saç karışmış kirli pis tipler olarak hayal ediyor ama öyle değiller. Sapıkların en belirgin özellikleri topluma karışmakta sıkıntı çekmemelidir. Sapık olacakları aklınızın ucundan bile geçmez. Hatta sapık uzmanı psikologlar bile saatlerce konuşsalar da anlayamazlar. Çünkü sapık olmak sandığınız gibi böyle hastalık gibi bir şey değil. Bir ruh hali. Bu ruh hali tamamen ayrıştırılan bir şey. Bu insanlar bu ruh halinden çıktıkları zaman hayatlarının geri kalanında aynı karakterde olmuyorlar. Humbert için bakacak olursak belki de o en böyle olmayanı. Yani bu “aşk”ını hayatına yayan bir adam. Hayatın her saniyesinde bu aşkıyla yanıp tutuşuyor. O kadar ki çoğu insan okurken abarttığını söyleyebilir. Ama yine de hayatını normal idame ettiren ve şüphe çekmeyen bir adam kendisi. Yani o sapık ruhu ile normal ruhu tamamen ayrılabiliyor. Burada elbette aşk takıntı ayrımını da yapabilmek lazım. Nabakov’un ilk başta hata yaptığı şey olarak gördüm bunu. Çünkü sapıkların diğer önemli özellikleri asla doymamalarıdır. Kitapta nasıl yine yazdığına çok şaşırdığım ve Nabakov’un nasıl idam edildiğini hayal ettiğim sayfalarında Humbert’in Lolita’dan bir kız çocuğu yapıp daha sonra ona dadanma hayallerini okurken biraz mantıklı gelmişti ama yine de o sayfalara kadar devam ettirdiği gerçekçi sapık portresine bir çizgi atıyor gibiydi. Çünkü sapıklar durmazlar. Sapığı sapık yapan şey olmayanı kovalamasıdır zaten. Burada oturup uzun uzun Lacan anlatmak güzel olurdu ama anlayacağınız sapık için arzu nesnesiyle arasında olan çekim o nesneden daha önemlidir. Yani normal bir sapık için o tanrısallaştığı çok beğendiği kız çocuğu ona yasak olmayı bıraktığı anda, yani dokunabildiği anda, artık bir et yığınından farksızdır. Ama Humbert için ortada başka bir durum var. O yine psikanalitik bir deyimle “fiksasyon” yaşıyor. Annabel ile olan aşkına tekrar dönmeye çalışıyor. Yani en basit terimle takıntıya sahip. O yüzden aslında hakiki bir sapık değil. İşte Nabakov da buradaki ayırmayı kitaba sonradan eklediği Cue karakteri ile müthiş bir şekilde yapmış ve benim de ağzıma tıktı ne dediysem. Cue, kitapta Humbert’in aksine modern bir sapık. Marquies de Sade ekolünden gelen bi adam. Uzun süreler Lolita’nın peşinden koşuyor. En az Humbert kadar emek veriyor fakat elde ettikten sonra onu çoklu partilere götürmeye çalışıyor ve olmadığı zaman da anında vazgeçiyor. Çünkü çoktan arzu olanı elde etti. Onun için Lolita artık değersiz. Ancak Humbert, Lolita onun kurbanı olsa ve ona zarar verse bile her zaman Lolita’ya tapan bir adam. Kurbanı değersizleştirmiyor, aksine ona tapıyor. Bu aradaki farkı bu kadar net çizebilmesi gerçekten takdire şayan bir hareket. Daha önceki yüz yazımda belirttiğim gibi sanat yine bilimin önünde koşarken pedofilinin de muhtemelen zamanına göre en kapsamlı incelemesini yapan kişi olarak karşımıza çıkıyor Nabakov. Flaubert Madam Bovary’de bir kadını aldatırken anlattığı için mahkemelerde yargılanırken Nabakov’un bu kitabıyla nasıl idam edilmediğini anlamak ilk başlarda zor gelse de kitabın önsözünden hemen kendisini aradan çekmesi ve araçsallaştırması durumu anlatıyor. Yine de yayınlarken zorluklar çekmiş elbette ama çok harika olduğunu düşünüyorum bu durumun. Pedofilileri yok etmek için onları anlamaktan başka çaremiz yok. Burada onları anlayalım derken oturup konuşalım dertleri neymiş dinleyelim demiyorum, ama örüntüleri keşfedelim, ne yaşadıklarını bilelim. Çünkü bilgi en büyük güçtür. Bundan bu kadar cesurca bahsetmek de büyük bir yazara yakışır. Zaten çok fena bir kitap bekliyordum ama bu kadar iyisini de beklemiyordum. Olay örgüsünü genel olarak beğenmesem de Lolita kitaplığımdaki “en sevdiklerim/hayat değiştirenler” rafında yerini alıyor. Mutlaka ama mutlaka herkesin okuması gereken bir kitap elbette mideniz kaldırıyorsa yoksa tabii ki okumayabilirsiniz. Değinmeden edemeyeceğim, kitap aşırı gerçekçi ve bunlardan birisi Lolita’nın konuşma şekli. Ergen kız kardeşi olanlar bu kitabı okurken iliklerine kadar sinir olacaklar çünkü Nabakov o kadar iyi yazmış ki Lolita’nın metinlerini. Bunu yapmak için parklara ve otobüslere gidip ergen kızların konuşmasını falan dinlemiş sanırım. Manyak herif. Eline sağlık.
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,521 okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.