Dünyanın en çok larplanan bu meşhur kitabı. Daha başladığım gün birinin bileğinde meşhur yılan dövmesini gördüm ve insanlar çok bayılıyor bu görseli anlamayanlarla konuşmam demeye. Kitabın şöhreti gün geçtikçe daha kötüye gidiyor olsa da kendisini bu şöhretten dolayı karalamak elbette doğru değil. Peki neyi var bu kitabın nasıl bu kadar popüler oldu sonra bu popülerliğin kurbanı?
Popüler olunca yüzeysel yorumlardan kaçınmak mümkün değil ama çok fazla circlejerk’e maruz kalmadığım sürece (ki kitap toplulukları bulmak zor gerçekten o yüzden bunu görmüyorum genelde) bu yorumları yorumlamıyorum. O yüzden doğrudan kitabın kendisiyle ilgili konuşacak olursak kitap aslında beynin ne kadar o yetişkin dünyasının sınırları içerisinde var olduğunu ve bu sınırlara mahkum olduğumuzu bir çocuk perspektifinden anlatıyor. Bu da çok güzel bir perspektif çünkü en çocuk gibi olan insanlar bile hayatın şamarlarını belli noktalarda yiyip o yetişkin dünyasına hapsolabiliyorlar. Şimdi bu kitabı okuyup da kimse hayatını değiştirimiyor ancak belli başlı noktalarda kıvılcımlar yakabiliyor. Mesela ben güç otorite kavramlarıyla ilgilendiğim için kral kısmı çok hoşuma gitti ama eminim sarhoş adamla ilgilenen de olacaktır. Güzel olan şu ki bu taklit kısımlarında yazar hiç kaçırmamış. Hepsi çok eğlenceli, insanı güldüren bir yandan da düşündüren mini hikayeler. Özellikle kral hikayesi gerçekten çok komik ve düşündürücü, insanlara anlatamayı seviyorum ve otorite güç nedir kavramayı daha kolaylaştırıyor. Bu kavramların hepsini bir yapısökümcü gibi en baştan inşaa ederek tekrardan bakmayı sorgulamayı sağlıyor. Ha normalde tamamen biat ettiğimiz krallarımız patronlarımız var dünyada bu kitap bunu şak diye değiştirmiyor ama hiç olmazsa unuttuğumuz çocuk yanımızı bir kıvılcımla ısıtıyor ve tekrardan