Son zamanlarda ne yazsa okurum diye bir akım çıktı bilir misiniz? Hah benim için o yazar kesinlikle Işıl Limae<3
Gerçekten bayılıyorum bu kadına iyi ki tanımışım. Bir insanın yazdığı her kurgu, oluşturduğu her evren güzel mi olur? Evet oluyormuş. Her kitabına ayrı bir aşığım.
Oyunbaz serisi favori kitaplarım arasına girmişti, aynı şekilde Tutkunun Tanrısı'da öyle oldu.
Kitabın konusundan kısaca bahsetmem gerekirse, ailesi tarafından terk edilmiş ve yalnızlığa mahkum bırakılmış bir aşçı kızımız var. Ama tek geçim kaynağı olan işinden de kovuluyor ve tek bir kuruşu dahi kalmadığı için kira olan evinden de atılıyor.
Son paramızla ise 3 kişilik bir konser bileti alıyor ve akşamında arkadaşlarıyla konserde buluşuyor. Aslında yardım istese arkadaşları seve seve kapılarını açar ama Jinava biraz gururundan birazda yalnız kalma isteğinden dolayı arkadaşlarına tek kelâm etmiyor.
Konserde biraz zaman geçtikten sonra bir adam çıkageliyor. Ve bir bakıyor ki kırmızı gözlü, güçten düşmüş bu adamı bir tek kendisi görüyor. Korkusundan ne yapacağını şaşırıyor ve arkasında Hazal ve Leon'uda aldıktan sonra tabiri caizse konserden kaçıyor.
Arkadaşlarına bir şeyler zırvaladıktan sonra ayrılır ayrılmaz sokakta yürürken bir iblis saldırısına uğruyor ve bedeni ortadan ikiye yarılıyor.
Ve tahmin edersiniz ki kızıl gözlü “kahramanımız(!)” bizi kurtarıyor. Kendisinin bir tanrı olduğunu iddia ediyor ve biz bayılıyoruz. Sabahında kalktığımızda ise bambaşka bir yerde gözlerimizi açıyoruz. Ve bu şekilde fantastik evrenimize dalmış oluyoruz.
Kendini Rast diye tanıtan ve Tutkunun Tanrısı olduğunu söyleyen ilahımız lanetlenmiş bir tanrı ve güçten düşmüş bitik bir halde, bu yüzden bir anlaşmaya tâbi tutuyor bizi. Anlaşmanın kuralı ise şu ‘Eğer kendi sıfından(özünden) beni besler isen bende senin açık gözünü(yani gerçek dünyayı görmeni sağlayan gözünü) kapatırım’ diyor. Açık göz ise tanrılar, ilahlar, iblisler ve avcıları görmeni sağlayan bir perde diyebiliriz.
Jinava'nın açık gözünü kapatmak istemesinin nedeni ise, hâkim olmadığı ve anlamdıramadığı bu evrende tekrardan iblis saldırısına uğrayabilir ve bu onun için ölüm tehlikesi demek, çünkü 𝒅ü𝒛 𝒃𝒊𝒓 𝒊𝒏𝒔𝒂𝒏 ve kendisini koruyabilecek bir güce sahip değil. Bu yüzden Rast'ın anlaşmasını kabul ediyor ve zorunlu birliktelik tropunu okumaya başlıyoruz. Kitabın içeriğinde smut bulunuyor oraları atlayarak okursanız yaş konusunda herhangi bir sıkıntı oluşturmaz, her yaştan kişi okuyabilir yani.
Kısaca bu şekilde özet geçiyorum devamı spoiler'a kaçar o yüzden koşun okuyunnn.
Kendi yorumuma gelecek olursam:
Bu zamana kadar hiç bu tarz bir fantastik okumamıştım konu ve evren açısından gerçekten tek kelimeyle inanılmazdı ve eşsizdi.
Çünkü genelde okuduğum fantastik kurgular hep bir kraliyet temalı ve büyülü, kılıçlı, dövüşlü bir evrendi. Bu ise anlatılmaz okunur tarzında gerçekten tadından yenmeyecek bambaşka bir kurguydu.
Yazım dili akıcı, evren güzel bir şekilde oturtulmuş, karakterler ise herhangi bir kafa karışıklığı yaratmıyor.
Evrenin karmaşık olabileceğini düşünüyor olabilirsiniz ama inanın ki öyle değil gayet anlaşılır ve akıcı. Ki zaten ana karakterimiz ile keşfediyoruz evreni. Bölümden önce gelen İlah Avsıcı Rehberide bir nebze yardımcı oluyor zaten ilahlar ve iblisler hakkında.
Kısacası kesinlikle okumanız gereken bir kurgu. Fantastik okumayı sevmeyen ya da hiç okumayan birisine bile fantastiği bağımlı hale getirebilir o kadar diyorum.
!SPOİLER!
Son bölümlere geldiğinizde bunu Işıl Limae'dan başkası yazamaz diyorsunuz cidden.
Çünkü az çok yazım tarzını anladım ve bizi ters köşesiz bırakmayacak bir yazar. Böyle çeşitli duygularla harmanlanmış bir kitapta şahsen ağlamayı beklemezdim, daha çok güleceğimi ve gözümü gönlümü açacağını düşünüyordum ama ağlatmayıda ihmal etmedi ne yazık ki. Kendimizi herkes uğruna feda etmemize rağmen sadece bir “Üzgünüm” kelimesi gördü bu gözler. Bir yardım elini bırakın, kılıcın kabzası kadar değerimiz yoktu.
Kılıcın sivri ucunu uzatmak ne demek ya, zahmet ettin kral cidden.
Bu muydu senin sıfını ve lanetini düzeltmek için yaptığımız onca şeye karşılık göreceğimiz muamele cidden bu kadar mıydı?
Bide pişkin pişkin “Seni uyarmıştım bana aşık olmamalıydın, Jinava,” diyor ukala herif.
Ona inandığımıza mı yanayım, Jinava'nın bi’ çare haline mi?
Bana bu kitap tekrar şunu hatırlattı kurgusal bir karakterdeki İlah olsa bile erkeklere asla güvenilmeyeceğini. Gerçekten yazıklar olsun diyorum başka da bir şey demiyorum.
Seni avlayacağımız günü sabırsızlıkla bekliyor olacağım Rast. O zaman kim koyun kim kurt görürüz.
Çok güzel bir yorum olmuş, ellerine sağlık ♥ Beğenmene çok sevindim ^^ Finalde olan o olayın nedenlerini daha sonra daha da detaylı göreceksiniz hehehe