Gönderi

6/10
·352 syf.··
2026 2. kitabı
Kitabın ön sözünde Lawrence, yayımlanan metnin orijinalinin yarısından bile az olduğunu söylüyor. Bu bilgi metni okurken gerçekten hissediliyor. Özellikle kitabın neredeyse ilk yüz sayfası, yayımlanmayan bölümlere gönderme yapar gibi, büyük ölçüde çöldeki deve yürüyüşlerinden ibaret. Bu durum ister istemez şu soruyu doğuruyor: Okurun görmediği kısımlar mı asıl meseleydi? Faysal gibi kilit figürlerle daha fazla zaman geçirdiğini düşünmek doğal olsa da, Lawrence’ın anlatısında günlerin büyük kısmı Bedevilerle ve karar mekanizmasının dışında kalan kişilerle geçiyor. Birlikte yol aldığı insanların çoğu, Lawrence’ın gözünde neredeyse yalnızca birer “katil” gibiler. Modern anlamda asker sayılmıyorlar; harp sanatından ve anlık durumu avantaja çevirmekten habersizler. Lawrence onları aşırı tembel buluyor; kan davalarının askıya alınmasına rağmen yan yana savaşırken bile birbirlerinden çekindiklerini, güvenmediklerini söylüyor. Türklere karşı büyük bir kin beslediklerini kabul ediyor ama bu kinin, birbirlerine duydukları nefretten vazgeçirecek kadar güçlü olmadığını özellikle vurguluyor. Ganimete düşkün, bireysel çıkar odaklı ve birlikte savaşma becerisi zayıf bir topluluk olarak resmediliyorlar. Bununla birlikte Osmanlı ordusu içindeki casusların rolü, yaşanan büyük felaketlerin önemli bir nedeni olarak öne çıkıyor. Cemal Paşa’nın baskın karakteri olmasaydı, sonuçların çok daha yıkıcı olabileceği de fark ediliyor.
Tarih
Çölde İsyanT. E. Lawrence · Kronik Kitap · 2023205 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.