Gönderi

Âmin.
“samimi sevgilere olan susuzluğumuzla kavrulup gidiyoruz şu sıralar. fedakârlık ve vefakârlığın ortada kalmadığı mâlum bir devrandayız. sadece menfaat üzerine kurulu sevgilerin kırıntılarıyla gidermeye çalışıyoruz açlığımızı. gidermeye çalışıyoruz ama gitmiyor, biliyoruz. sebeplere bağlı olan muhabbetlerin neticesi hep hüsran oluyor. seviyorum diyen iddia ediyor ama ispatı hakikat bulmuyor. hakiki sevgi ikilik kabul etmiyor. benim benden, senin senden geçip biz yoluna varmamız gerekiyor. olmuyor, çoğumuz günübirlik sevdalarda savruluyoruz. ‘eğer şöyle olursa severim, çünkü böyle olduğu için seviyorum’ diyoruz. nefsimize dokunulduğu anda tüm iddialardan vazgeçiyoruz. ve "her şeye rağmenli sevgi"den habersiz yaşıyoruz. leyla’yı tam sevemeyince, mevlâ'ya olan sevgide de tökezliyoruz. //hasret kaldık ruhlarımızın lisanından konuşan, sussak da sohbetin tadı damakta kalan, anlatmasak da anlayan hâldaşlara, yoldaşlara, sırdaşlara. gönlünden tutup hakk'a koşa koşa, coşa coşa varacağımız yârenler nasip olsun.” alıntı|
Edebiyat
·1 alıntı·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.